Öne çıkarılan yazı

travesti yüzüne avokado sürerse ne olur

Avakado travesti ilişkisi

travesti avokado sürerse

Arkadaşlar travesti İclal olarak, binlerce lira vererek aldığınız kremleri, bir kenara bırakın diyorum ve güzellik kremlerini solda sıfır bırakacak Allah’ın doğal kremi olan Avokadoyu deneyin deri. Lütfen pazardan bir kaç tane avokado alın ve onu hem yiyin, hemde kabuğunu yada bir parça kesip yüzünüze sürün. Ne kadar etkili bir doğal nemlendirici ve güzellik kremi olduğunu göreceksiniz. travesti arkadaşlar deneme yanılma yöntemini severler ve bende severim, yaptım oldu dermişim. Ben bu deneyi profesör Saraçoğlu’ndan dinlemiştim yani deneme yanılma yöntemi değil, Saraçoğlu tavsiyesi üzerine denedim gerçekten etkili olduğunu gördüm, sizde deneyiniz lütfen memnun kalacaksınız. İstanbul da ,Ankara da izmir de bu bitkiyi bulmak kolay ama diğer şehirlerde nekadar ve nerede bulunur bilgim yok.

AVOKADO:  Yetiştiği yer Orta Meksika dır çiçekli bitkiler sınıfından tarçın ve kafur bitkisi ağacını da içine alan, Defnegiller familyasına ait bir bitki ve bu bitkinin meyvelerinin adına Avokado denir.

Aynı zamanda Avokadonun birçok etkisi vardır, Saçlara ve sağlığa da çok iyi geldiği söylenir. Kefir ile birlikte karıştırılıp saçlara sürüldüğünde ve bu karışım aynı zamanda yenildiğinde saçların dökülen kısmının tekrar çıktığını ve siyah olarak geldiğini, bir televizyon programına katılan beyninde ur çıkan kanser hastasının, iyi gelir diyerek başına sürdüğünü ve yediğini, bu deneyi sonucunda kel olan saçlarının simsiyah ve sık bir şekilde yeniden geldiğini anlatması sonucu duymuştum yani ben onun yalancısıyım diyebilirim:)). Hatta Saraçoğlu da  o programda konuktu ve o kişiye neden anlattın şimdi herkes uygular sadece bana söyleseydin gibi şaka yapmıştı. kısaca arkadaşlar bu bitki gerçekten bir harika. Önerilerim sadece travestilere değil tüm okuyucularıma, ama benim için önce travesti arkadaşlarımın güzelliği gelir diye şaka yaparmışım:)). Nasıl ki Zeytin yağı yüce Allah’ın doğal motorini yada sıvı yağı ise Avokado da vücut için faydalı katı bir yağ ve doğal bir nemlendiricidir. Zeytinyağı da, aynı arabalarda yağ olmayınca veya azalınca nasıl duman attırıyorsa insan onu kullanmadığı zaman, organları rahat çalışamaz, hareket edemez ve en iyi deyim ile paslanırısınız diyebiliriz. Gerçi bir çok bitkinin birçok ayrı faydası var ama bilinmeyen faydalarını paylaşmak da güzel bir şey. Aslında zaman zaman bura da sizlerle gerçekten etkisi ispatlanmış şeyleri paylaşmak istiyorum, zamanım oldukça paylaşmak isterim.

Saygılar

yazar: travesti iclal.

Mucize

       

Mucize gerçekleşmesi için bir ömür beklenen garipsi olay en azından benim için garip çünkü mucizeleri insanın kendisinin yarattığına inanırım. Bir mucize için bir ömür tüketen travesti bireyler varsa onlara da kolaylıklar diliyorum. İnanmak ya da inanmamak değil burada mesele olmasını sağlamaktır. Hayatta herkes bir şekilde mucize istiyor. Öyle bir şey olsun ki hayatım değişsin. Mucizeyi istiyorum ama olmuyor. Tam olacakken olmadı, çok şanssızım. Ve buna benzer yüzlercesi… İyi hoş mucizeyi istiyorsun da senin farkın ne? Yüzlerce, binlerce, milyonlarca isteyen insandan farkın ne? Ne kadar inanıyorsun? Ne denli istiyorsun? Bunun için ne yapıyorsun? Öyle bir hale gelmişiz ki, sihirli bir el bize dokunsun ve hayatımız değişsin istiyoruz. Tembelliği fazlasıyla içselleştirmişiz. Biz hiçbir şey yapmayalım istiyoruz. Gerekirse parasını verelim ama biz bir şey yapmayalım. Eminim ki ‘mucize’ hapı çıksa ve deseler ki bunu içen herkes mutlu olacak ve istediği her şey gerçekleşecek! ne olur sizce?  Evet, ilaç sektöründe büyük bir patlama olur:)Gerçi böyle bir hapın çıkmasına gerek yok. Onun yerine zaten meleklerden yardım istiyorsunuz, meditasyonlar yapıyorsunuz, kuantum muantum derken elinizde yine acı yaşanmışlıklar kalıyor değil mi? Acı yaşanmışlıklar deyince buradaki ayrımı en iyi acıyı bile İzmir travestileri anlayacaktır. Onların adına ben de bir derece anlıyorum acı sadece yaşayanın anlayabileceği diğerinin ise azıcık hissedebileceği bir duygudur. Sonra da dönüp, e ben meleklerden yardım istedim olmadı! Meditasyon yaptım olmadı, hissedemedim, yapamadım falan filan… Üzgünüm ama bir şeyi yaparken gerçekten ne için yaptığınızı bilmiyorsanız ve kendi duygularınızın, his durumlarınızın farkında değilseniz isterseniz 20 saat kesintisiz yardım isteyin meleklerden yine olmayacak yine olmayacak. Yanlış anlaşılmasın ben asla bu çalışmaları kötülemiyorum, aksine benimde severek inanarak yaptığım çalışmalar bunlar. Benim anlatmak istediğim sadece ‘istemek’ le olmuyor bu işler. Sonra suçu meleklere, meditasyona, kuantuma, evrene atmayın. Öncelikle yeni bir şeye niyet ederken ve bunun için bir adım atmaya hazırlanırken geride kalan adımlarımızın sağlam olması gerekiyor. Geride kalan adımlarımız derken? Geçmiş yaşanmışlıklarımız, geçmiş deneyimlerimiz. Her ne olduysa oldu. Artık bunların yükünden kurtulmamız gerekiyor. Sevgiyle kalın İclal.

 

Elma mucizesi

Elma taze iken yendiğinde de sirke olduğunda sayısız derde ilaçtır. Ben özellikle Amasya ve civarından getirttiğim elmaları tercih ederim. Aslında elmanın memleketi Bursaymış, Bursa travestilerinden bir arkadaşım geçen yıl elma bahçesi satın almış bu sene de sirke işine girmiş. Elma sirkesinin faydaları saymakla bitmez ama doğal olmasına dikkat etmek lazım öyle her yerden almayın travesti bireyler dikkat edin.Elma sirkesi kilo vermeye yardımcı olabilir. Günlük kilo kontrolü için iki çay kaşığı elma sirkesini yarım litre suya katın ve bu suyu gün boyunca yudumlayın.2009’da yayınlanan bir çalışmada, 12 hafta düzenli kullanılan elma sirkesinin, karın yağlarını yakarak bel çevresini daralttığı belirtilmektedir. Elma sirkesi, tüm iç beden sisteminizi dengeler. Beden, sürekli bir denge durumuna ulaşmak için çabalamaktadır. Elma sirkesi bedenin sağlıklı alkali pH düzeyine erişmesi için yardımcı olur. Bedenin pH dengesine yardımcı olmasının bir sonucu olarak, elma sirkesi toksin atıcı etki yapmaktadır. Araştırmalar kardiyovasküler dolaşımı geliştirdiğini ve karaciğeri temizlediğini göstermektedir. Elma sirkesi; yorgunluk, unutkanlık, şeker yeme isteği gibi semptomlara yol açabilen mantar hastalıklarının tedavisinde de yardımcı olabilir. Asit içerikli elma sirkesi ile mide asidinin tedavisi çok tuhaf gelebilir, ancak araştırmalar mide yanmasına elma sirkesinin iyi geldiğini göstermektedir. Bir çay kaşığı elma sirkesini yutup üzerine bir bardak su için. Ancak ülseriniz varsa elma sirkesini tek başına içmeyin. Elma sirkesi evcil hayvanlarda pire kovucu olarak kullanılabilir. 1 ölçü elma sirkesi ile bir ölçü suyu karıştırıp evcil hayvanınızın tüm kürküne spreyle püskürtün ve birkaç gün tekrarlayın. Pire varsa yok olacaktır. Elma sirkesi tuvaletlerin temizlenmesinde kullanılabilir. Klozetin içerisine biraz elma sirkesi dökün ve suyunu çekmeden bir gece bekletin. Bulaşık makinelerinde de deterjan yerine elma sirkesi kullanabilirsiniz. Ayrıca bir ölçü elma sirkesi-bir ölçü su karışımı ile fırın içi, mutfak tezgahı, cam ve ayna temizliği yapılabilir. Gördüğünüz gibi Elma sirkesi birçok alanda kullanılabilen mucize bir üründür. Elma sirkesini günlük hayatınızdan eksik etmeyin, evinizde her daim bulunsun, sağlıklı kalın İclal.

Söz sanatı

 Üniversite bitirmiş bile olsa, gazete takip etmeyen, kitap hiç okumayan o kadar çok insanımız var ki. Günlük görüşmelerim içerisinde, karşımdakine hissettirmeden sorar gibi, “Bana sevdiğin bir kitap ya da son okuyup beğendiğin bir kitap önerir misin,” derim. Cevaplar hep kaçamaktır. Her fırsatta çevremdekilere kitap hediye ediyorum. En son Diyarbakır travestilerinden bir dostuma okuyup çok beğendiğim bir kitabı kargo ile gönderdim. Ben kitapları yaşamayı severim okumak zenginliktir. Lütfen sizler de, doğum günleri ve diğer özel günlerinde sevdiklerinize kitap hediye ediniz. İnsanlara okumayı benimsetmeye çaba gösteriniz. Bir diğer dileğim ise, batıda örneklerine çok rastladığımız sanatçıların, kültür ve bilim adamlarının, sporcuların, iş adamlarının, devlet yönetiminde bulmuş ya da politika dünyasında yaşayanların yaşadıklarını, anılarını, tecrübelerini yazıya dökerek kitap yapmalarıdır. Hiç olmaz ise bundan sonrası için çocuklarımıza gelecek kuşaklarımıza mutlak ve gerçek bir tarihimizi bırakabiliriz. Bu görev hepimize düşüyor. İnsanlık tarihini en doğru anlatan bilgi yazılı olanıdır. Kültür, sanat, devlet yönetimleri, ticari ve siyasi anlaşmalar, ekonomik ve politik kararlar hatta hukuk yazıda son noktaya ulaşır. Kayıtlıdır, akılda kaldığı kadar değil, kayda geçtiğince geçerli ve kesindir. Yine gerçektir ki, insanlık tarihi yazıya döküldükten sonra çok daha kalıcı ve etkin bir yaşama kültürünün oluşması somutlaşmıştır. Oysa söz ya tamamen unutulur ya da eksik hatırlanır. Kendimizi konuşarak, sesli kültür ile tanıtmayı, ifade etmeyi seçmişizdir. Bu kültürde bilgi yalnızca hafızada tutulur ve hatırlanma yöntemiyle geçerliliğini korur. Atasözlerinin, önemli deyişlerin sürekli tekrarlana tekrarlana hafızalara yerleşmesi, sesli kültürün düşünme eylemidir. Dinleneni tekrarlama, ezberleme ve akılda kalanları aktarma ile insan belli bir birikime sahip olabilir. Fakat en önemli olanı bilim, felsefe, tarih, hukuk geliştirilemez. Toplumların tarihleri bir yerde geleceklerinin de sinyallerini taşır. O nedenle de insanlığın evriminde “Tarih”in tartışılmaz ve önemli bir yeri vardır. Bize gelince, yazıyı pek sevmediğimizden, kitap sevgimiz de az gelişmiş olduğundan, ne yazıktır ki Türk tarihi hakkında yabancı yazarların kitapları telif eserlerden çok daha fazladır. Keşke kendi tarihimizi yabancı yazarlardan okumak zorunda kalmasaydık çünkü ben yanlı olduklarını düşünmekten kendimi alamıyorum. Sevgiyle kalın İclal.

Sevgi nedir?

Bu tanımı kimler yapamadı ki şimdi bir çırpıda sizlere ben yapayım sevgi nedir sorusu herkese göre değişiklik gösterecektir. Kiminiz aşkını kiminiz evladını kiminiz ise ailesini gösterecektir. Marjinal olan travesti bireylerden bazısı yaşamak bazısı doğa bazısı dünya da diyebilir. Ama bilin ki aslında tam olarak hiçbir değildir sevgi. Masallarda dinlediğin ya da sinemalarda seyrettiğin aşk değildir. Seni birisi memnun ettiği için ona verdiğin karşılık değildir. Hormonlarının harekete geçirdiği arzu ise hiç değildir. Şimdiki zamanda yaşanan” üç türlü sevgi ” vardır‘Birincinin adı“Eğer” türü sevgi! Belli beklentileri karşılarsan sana verilecek sevgidir. Hiçbir travesti bireye böyle bir sevgi dilemem. Eğer ile başlayan sevgilerin sonucunu en iyi bilenlerden Ankara travestilerinden Bade olsa gerek. Bu kelime her zaman sonunda beklentileri olan bir çıkar ilişkisine dönüşür. Eğer iyi olursan baban, annen seni sever.Eğer başarılı ve önemli kişi olursan,seni severim.Eğer benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.Karşılık bekleyen sevgi. Eğer türü sevgi, bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelir. İkinci tür:“Çünkü” türü sevgi…“Bu tür sevgide kişi, bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır”.“Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin. (Yakışıklısın!)”“Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zenginsin ki.”“Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun ki.”Peki, o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? Ve işte sevgilerin en gerçeği!“Üçüncü tür sevgi‘Rağmen’ diye adlandırılan türdür.”Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için“Eğer” türü sevgiden farklıdır.Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp,böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için“Çünkü” türü sevgide değildir.Bu üçüncü tür sevgide,sen“Bir şey olduğun için” değil,“Bir şey olmana rağmen” sevilirsin.Rağmen (Koşulsuz) sevgi…Sevgi, başkalarının kendi gerçeklerini,ne olursa olsun,Yaşamalarına müsaade etmektir.Bu müsaade kendin için de gereklidir..Doğru bir ilişki, seni geçmişindeki acılardan olumsuzluklardan özgürleştiren şimdi olduğundan daha harika bir varlığa dönüştüren ve geleceğin güzelliklerine yönlendiren ilişkidir. Ragmenli sevgiler dilerim İclal.

Kendini iyi hisset

İş hayatında yaşanan sorunlar, aile içerisindeki gerginlikler, maddi konulardaki sıkıntılar, ilişkilerdeki problemler ve daha başka bilimum olumsuzluk! Hepimiz zaman zaman benzer sorunlarla karşılaşıyor, yüzleştiğimiz durumlar neticesinde ister istemez gardımızı düşürüyoruz. Problemlerin birini başımızdan def etsek, diğeriyle uğraşmakta zorlanıyor, üst üste gelen dertler karşısında “abartısız” çıldırma raddesine gelebiliyoruz. Evet, tüm bu söylediklerimi hepimiz görüyor, duyuyor, öğreniyor ve en önemlisini de yaşayarak tecrübe ediyoruz. Daha doğrusu, şöyle söylemeliyim. Kötü durumlar içerisine düştüğümüzde, elbette yapılacak şeyler var; ama ne yazık ki bu durumları tamamen ortadan kaldırmak gibi bir şansımız yok. Neticede; hayat her zaman güllük gülistanlık olmuyor! Zaten önemli olan da bu değil mi? Önümüze yalnızca çiçekli bahçeler serildiğinde değil, dikenler sunulduğunda da hayatı kucaklayabilmek değil mi, tam anlamıyla yaşamak! Peki, bu kaideye uymak için ne yapmalıyız? Gardımız düştüğünde kendimizi daha iyi hissetmenin yollarını aramalıyız. Zira kendimizi nasıl daha iyi hissedeceğimizi bilmemize rağmen, bunun yolunu çoğu zaman unutuyoruz. Ya da ne yapmamız gerektiğini birilerinden duymak, bir yerlerden görmek istiyoruz. Yapmamız gerekenler ile  ilgili basit bir yazı hazırladım eksiği var fazlası yok umarım okuyan travesti bireylere bir hatırlatma olur zira hepiniz aslında ne yapmanız gerektiğini benden iyi biliyorsunuz. İster sevdiklerinizle isterseniz de tek başınıza! Bu tamamen sizin tercihinize bağlı! Sabah uyanın ve fondaki eğlenceli müziğinizle birlikte şöyle güzel bir kahvaltı masası hazırlayın. Ya da sevdiğiniz insanları da yanınıza alarak, güzel bir mekana kahvaltıya gidin! Hoş sohbet eşliğinde yapılan lezzetli bir kahvaltı, emin olun size kendinizi daha iyi hissettirecektir. Saçlarınızı boyatın, kestirin, tıraş olun, sakal bırakın, her zamanki tarzınızdan daha farklı bir tarzda giyinin ya da daha farklı değişiklikler yapın! Yazmayı sever misiniz bilemem; ama kendinizi daha iyi hissetmek için düşüncelerinizi kağıda dökmenin işe yarayacağını adım kadar iyi biliyorum. Yani, lütfen bu öneriyi ciddiye alın. Son madde Ankara travestilerinden bir dostumun önerisi ve bence en gereklisi Belki de birine kızdığınız için kendinizi daha iyi hissetmeye ihtiyacınız vardır. Veya içinizdeki kırık döküklüğün sebebi belki de sadece sizsinizdir. Sırf kendinize öfkeli olduğunuz için kötü hissediyor, içten içe bir şeylerin düzelmesi için affetmenin gücüne ihtiyaç duyuyorsunuzdur. Evet, size iyi hissetmek için affetmeyi öğrenmenizi öneriyorum. Hem kendinizi hem de başkalarını! Şimdiye kadar size yapılanları! Ve şimdiye kadar kendinize yaptıklarınızı! Hepsini affedin! Affetmek büyüklüktür unutmayın saygılar İclal

Kazanmak ya da kaybetmek

Kazanmak ya da kaybetmek neyi sorusunu da beraberinde getirir. Her zaman kazanılacak savaşlarımız ve her zaman kaybedilecek kötü yanlarımız olacaktır. Kaybetmek kazanmak kadar doğaldır. Kaybetmeyi bilmek kazanmayı bilmek kadar önemlidir. Çoğu iş kitapları nasıl kazanacağımızı yazar. Hep kazanmak öğretilir. Doğrudur da. Kazanmak üzerine oynarız hep. Kimse kaybetmek için öğrenmez, çalışmaz, yaşamaz. Oysa kaybetmek yaşamın akışı içinde var olan ve var olacak bir durumdur. Her zaman kazanamayız. Kazanmak için yola çıkan travesti bireyler kaybettiklerinde lütfen üzülmesinler başka bir kapının varlığı size rahatlık verir. Kazanacak aşacak daha çok engelimiz var. Başarının değerini kaybetmeyi bilen çok daha iyi anlayacaktır. Başarıdan öğrendiğimizden daha fazlasını öğreniriz başarısızlıktan. Kaybetmekten korkmamaktan geçer kazanmanın yolu. Zor bir yoldur bu ve ancak kaybetmeyi bilen, kaybetmekle başa çıkabilen kişiler yürüyebilir bu yolda.“Neden kaybettim?” sorusunu kendisine soran ve yanıtlayabilecek düşünce yapısına sahip olanlar hatalarından öğrenirler. Herkes hata yapabilir ama aptal olan aynı hatayı ikinci kez yapar. İşte kaybetmeyi bilmek bu yüzden başarıyı getirir. Kaybetmeyi sorgulamak gereklidir. “Nerede hata yaptım, bu hataları ne yaparsam bir daha tekrarlamam, aslında ne yapmalıydım, bir sonraki seferde nasıl başarabilirim?” sorularını sadece kaybetmeyi bilen insanlar kendilerine sorabilirler. Kaybetmek işte bu açıdan bir anlamda kazançtır. Kazanmak için yapılan bir yatırımdır. Kazanan her zaman çözümün bir parçasıdır, kaybeden her zaman problemin bir parçasıdır. Kazananın her zaman bir programı vardır, kaybedenin her zaman bir özrü vardır. Kazanan “Bu işi senin için yaparım” der, Kaybeden “Benim işim değil ki” der. Kazanan her sorunda bir çözüm görür, kaybeden her çözümde bir sorun görür. Kazanan “Uzak ama yolu biliyorum” der, kaybeden “Yakın ama yolu bilmiyorum” der. Uzağı yakın eden sadece kazanmak değildir bazen inanmak ile de kazanılır tıpkı İzmir travestilerinden Alev gibi kazanmaya duyulan inanç seni doğru yolda tutacağından kaybetsen dahi kendinden bir şey kaybetmezsin. Kazanan çakılların yanındaki çimeni görür, kaybeden çimenin yanındaki çakılları görür. Kazanan “Zor olabilir ama mümkün” der, kaybeden “Mümkün ama çok zor” der. Kazanan konuşmak yerine yapar, kaybeden yapmak yerine konuşur. Kazanan ağlamak yerine çalışır, kaybeden çalışmak yerine ağlar. Kazanan beynini çalıştırır, kaybeden çenesini. Kazanan ya da kaybeden olmanız önemli değil sevilen olun sevgiler iclal.

 

Hikaye

welovemuhammadsav_1356377612135

Bugün başkaları için ne yaptın? Sorunun cevabı aslında kendin için yaptıklarından çok daha önemli ve değerlidir. Hiç düşündün mü senin için dua edenler var mı? Hayır mı peki sen kimler için dua ettin bugüne kadar? Sevgili travesti dostum sana başkası için istemenin çok güzel anlatıldığı bir hikaye anlatmak istiyorum. Bu hikayeyi sen de başkalarına yayarsan belik dua edenlerimizin sayısı artar. Ben ve İstanbul travestilerinden Aşkın kendimiz için istemenin basit olduğunu asıl güzel olanın etrafımızdakiler için istemek olduğunu anladık. Şimdi gelelim hikayeye… Bir yolcu gemisi yolculuk esnasında kopan bir fırtınada batar ve içindekilerden sadece iki adam küçük ve ıssız bir adaya yüzmeyi başarırlar.Ne yapacaklarını bilemeyen bu iki kazazede Allah’a yalvarmaktan başka çarelerinin olmadığına karar verirler. Fakat kimin duasının daha güçlü olduğunu anlamak için adayı ikiye bölmeye karar verirler ve adada karşılıklı olarak yaşamaya başlarlar. İlk diledikleri şey yiyecektir. Ertesi sabah, birinci adam kendi tarafında dalları meyve dolu bir ağaç bulur ve ağacın meyvelerinden yer. Diğer adamın alanı ise hala çoraktır! Bir hafta sonra, birinci adam yalnız olduğu için kendisine bir eş diler. Ertesi gün bir kadın yüzerek birinci adamın tarafına gelir. Diğer tarafta yine hiçbir şey yoktur! Hemen sonra birinci adam bir ev, giysiler ve daha fazla yiyecek diler. Sihirli bir değnek değmişçesine tüm istedikleri kendisine verilir. Fakat ikinci adam hala hiçbir şeye sahip olamamıştır! En sonunda birinci adam bir gemi diler böylece karısıyla birlikte adayı terk edebilecektir. Sabahleyin kendi tarafına demirlenmiş bir gemi bulur. Birinci adam karısıyla birlikte gemiye biner ve ikinci adamı adada bırakmaya karar verir. Onun hiç bir dileği gerçekleşmediği için Allah’ın nimetlerine layık biri olmadığını düşünür. Gemi kalkmak üzereyken birinci adam cennetten yankılanan bir ses duyar, “Neden arkadaşını adada bırakıyorsun?”“Bana gönderilen nimetler sadece bana aittir çünkü onlar için ben dua ettim,” diye cevap verir birinci adam. “Onun duaları kabul edilmedi o yüzden o hiçbir şeyi hak etmiyor.”“Yanılıyorsun!” diye azarlar ses birinci adamı. “Onun sadece tek bir dileği vardı ve kabul ettim. Sizce bu dilek neydi? Evet tahminleriniz doğru onun isteklerinin kabul olmasını dilemişti. Sevgiyle kalın İclal.

Yapılacaklar listem

Yaşarken öğrendiklerim ve hala öğrenemediklerim var benim herkes kadar belki sizden fazla belki eksik ama bildiğim bir şey varsa o da yeniden bir kodlamaya ihtiyaç duyduğum gerçeği ve ben bunu göze alıyorum yeniden kuruyorum tüm benliğimi yeni kurallarım var. Kimi eskiden gelen gelenekçi kimi ise siz değerli travesti bireylerden öğrenerek derlediğim yenilikçi kurallarım bakalım bir listede nasıl duracaklar dedim. Sizler için kaleme aldım. İnsanların adlarını hatırla. Saatin daima beş dakika ileriye ayarlı olsun. Asla birilerinin umudunu kırma. Belki de sahip oldukları tek şey odur. Milli bayramlarda bayrak as. Özgün ol. Gerçekten yapmak istediklerinden asla vazgeçme. Büyük düşleri olanlar, gerçekleri bilenlerden daha güçlüdür. İnsanlara üçüncü bir şans asla verme! İkide kal. Yaşlan ama paslanma. Büyük bir açgözlülükle merak et. Sık Sık “niçin?” de. Bedenini dik tut. Odalara kendine güvenen ve ne isteğini bilen bir tavırla gir. Yağsız süt iç. Az tuzlu ye. Kırmızı eti azalt. Unutma! Bir insanın en derin duygusal ihtiyacı, takdir edildiğini hissetmesidir. Büyük olduğunu düşündüğün bir fikirden seni vazgeçirmelerine izin verme. Hazırlıklı ol. Arada sırada kaybedebilirsin de. Bilanço yorumlamayı öğren. Bir şey satın alırken babadan kalma yöntemi kullan: Önce tasarruf et, sonra peşin öde al. Kimse tek başına başaramaz. Sana yardım edenlerin hakkını teslim et ve onlara minnet duy. En ufak bir gelişme için bile iltifat et. Pahalı ayakkabı, kemer ve kravat satın al, ama indirimden al. Sezon sonu denilen bir şey var mesela ben ve Ankara travestilerinden Bade sezonda beğendiğimiz şeylerin bir notunu alıp indirimleri bekleriz yarı fiyatın aldığımız ürünler belki bir moda eski olur ama paramız hep cebimizde kalır. Bir odayı ne renk boyayacağın konusunda kararsız kaldığında, kırık beyaza boya. Ciddi bir sağlık sorunuyla yüz yüze kaldığında, en azından üç ayrı görüş al. Dikkatini, işini daha büyütmeye değil, daha iyi yapmaya ver. Konferanslarda ön sıralarda otur. Arada sırada, güzel manzaralı ara yolları kullan.Namını koru. En büyük servetin odur.  Namı-ı diğer İclal.

Bir yoksulluk bir ölüm

memur-sen-aclik-ve-yoksulluk-sinirini-acikladi-16195

Yoksulluk sizi siz olmaktan çıkarıyor. Her şeyi yoksulluğunuza bağlayıp sıyrılıyorsunuz. “Anadan sıska ne yapsın muska” diyerek yok ki ne yapayım ezikliğine sığınmak çok kolaydır. Çekim Kanunu, düşünce ve duygularınızın bir enerji alanı yarattığını, bu enerjinin bedeninizden yayılarak, yaşamınıza, bu düşünce ve duygularla uyumlu insan, eşya ve durumları çektiğini söyler. Başka bir deyişle, doğru olduğuna inandığınız ve doğru olduğunu hissettiğiniz şey olursunuz. Yoksulluk, duygu ve düşüncelerimizin ürettiği bir sonuçtur. Bu nedenle, güçlerin paralel çizgilerde hareket ettiği açıklık kazanır. Kişisel, profesyonel ve finansal başarımıza yönelik zorluklar, çoğu zaman kendi hayal gücümüzde yarattığımız şeylerdir. Hayal gücünüzü harekete geçirmek ve bilincinizin zenginliklerinden zevk almak varken, neden mevcut geçinme koşullarınızla yetinesiniz? Başkalarının şüphe ve korkularının, sizi resesyonlara, ekonomik krizlere, borsadaki dalgalanmalara, savaşa odaklanmaya yönelterek, finansal başarı ve uyumlu ilişkiler hayalinizden utanmanıza neden olmasına niçin izin veresiniz? Başarılı olmaktan mı korkuyorsunuz? Dolu dolu, zengin, tatmin edici ve harika bir yaşam sürmek doğuştan gelen tinsel bir hakken, neden başarısızlıktan ve eninde sonunda kendi başarınızdan korkasınız? Şimdi Bereket İçinde Yaşama Zamanıdır. Başarılı olmak ve hayallerinizi gerçekleştirmek için doğduğunuzu anladığınızda, bereketli bir yaşam sürmenin keyfine varabilirsiniz. Kaderinizin efendisi olmanızı sağlayacak donanıma sahipsiniz. Kaderinin efendisi olmayı başaran travesti bireylerle bu konu hakkında bir görüşme yaptım ve hepsi hemen hemen aynı şeyi söylediler. Yoksulluğu kabullenip oturmadık. Hatta Antalya travestilerinden Melis zenginliğe kavuşmak özgür bir hayat sürmek için çok fazla mücadele etti. Biz insanlar, bilincimizin derinliklerinde sonsuz bir güç olduğunu anlayana dek değişiklikten korkarız. Bundan nasıl yararlanacağımızı bilmek, belleğimize gömülü kederden, suçluluktan, kinden ve korku verici inançlardan kurtulmamızı sağlar. Neden korktuğunuz ya da endişe duyduğunuz hakkında konuşmaktansa, finansal hedeflerinizle tutarlı sözcükleri bilinçli olarak seçme kararı alın. Örneğin, kendimi çok iyi hissediyorum. Elimden gelenin en iyisini yapıyorum. En iyisini bekliyorum. Hedeflerime ulaşabilirim. Kendime inanıyorum. Ben yaşamda kazananların tarafındayım. Yoksulluğa odaklı bir zihin durumu, hep bir eksiklik duygusu içinde görmenize, duymanıza, düşünmenize, hissetmenize ve davranmanıza yol açar. Hepimize zenginlikle yoğrulan bir hayat diliyorum İclal.

Ciddiyet

Ciddi olmak güzeldir doğru yaptığınız işlerde söylediğiniz sözlerde olabildiğince ciddi olun. Ama gel ciddi olma konusunda bu kadar da ciddi olma. Dünya giderek daha çok ciddileşti. Bu yüzden bu kadar kanser, bu kadar kalp hastalığı, bu kadar yüksek tansiyon, bu kadar delilik var. Dünya bir uca doğru fazla zorlandı. Biraz da aptal ol. Biraz gül, çocuk gibi ol. Biraz tadını çıkar, her yerde ciddi bir yüzle dolaşma. Bunu yaptığında birden içinden daha derin bir sağlığın yükseldiğini göreceksin. Sağlığının derin kaynakları ortaya çıkacak. Yaşamın derin bir denge olduğunu hatırla, çok derin bir denge. O zaman tam ortasında kaçabilirsin. Enerji yükselir, yukarı doğru hareket etmeye başlarsın. Bu bütün zıt kutuplar için böyle olmalıdır. Bir erkek olma ve bir kadın olma: Her ikisi de ol ki hiçbiri olmayasın. Bilge olma, aptal olma: Her ikisi de ol ki ötesine geçebilesin. Tamam kabul fazla felsefi oldu. Size anlatmaya çalıştığım şeyi tam da anlatamadım. Ciddiyet konusunda ciddi olma. Kahkahalarla gül ona, biraz aptal ol. Aptallığı ayıplama, onun da kendi güzellikleri vardır. Her ikisi birden olabilirsen, içinde aşkınlık özelliğine sahip olacaksın. Gerçek bir kahkaha, küçük bir çocuğun kahkahasına benzer. Çocuğun karnındaki titremeyi izle, bütün bedeni birlikte atar, yerde yuvarlanmak ister. Bu bir bütünlük meselesidir. O kadar çok güler ki ağlamaya başlar: o kadar derinden güler ki kahkaha gözyaşlarına dönüşür, gözünden yaşlar fışkırır. Ciddiyetin panzehiri kahkahadır unutma o kadar önemli değil bu hayatta yaşadıkların gün gelecek göçeceksin ve hepsi son bulaca. O gün bu kadar ciddi olduğun için pişman olmak istemiyorsan Ciddiyeti koy bir kenara gülüşleri ek toprağına bu söz bana ait değil itiraf ediyorum. Bursa travestilerinden Ayça’nın ama o kadar güzel anlatmış ki sizlerle paylaşmadan duramadım. Araklamada üstüme yok bilirsiniz. Kahkahan kafadan değil, karından olsun. İnsan kafadan gülebilir: o zaman kahkaha ölüdür. Kafadan gelen her şey ölüdür: o zaman başın kahkahayı yaratacak fakat o kahkaha karnına, hara’ya kadar inemeyecektir. Ayak parmaklarına gitmeyecektir, bütün bedenine gitmeyecektir. Hara da ne derseniz sevgili travesti dostlarım hara bir çakranın adın tam göbek deliğimizin altında bulunuyor ve siz gülerken orayı hissedin. Gülümseyen bir dünya sizinle olsun sevgilerimle İclal.