Öne çıkarılan yazı

travesti yüzüne avokado sürerse ne olur

Avakado travesti ilişkisi

travesti avokado sürerse

Arkadaşlar travesti İclal olarak, binlerce lira vererek aldığınız kremleri, bir kenara bırakın diyorum ve güzellik kremlerini solda sıfır bırakacak Allah’ın doğal kremi olan Avokadoyu deneyin deri. Lütfen pazardan bir kaç tane avokado alın ve onu hem yiyin, hemde kabuğunu yada bir parça kesip yüzünüze sürün. Ne kadar etkili bir doğal nemlendirici ve güzellik kremi olduğunu göreceksiniz. travesti arkadaşlar deneme yanılma yöntemini severler ve bende severim, yaptım oldu dermişim. Ben bu deneyi profesör Saraçoğlu’ndan dinlemiştim yani deneme yanılma yöntemi değil, Saraçoğlu tavsiyesi üzerine denedim gerçekten etkili olduğunu gördüm, sizde deneyiniz lütfen memnun kalacaksınız. İstanbul da ,Ankara da izmir de bu bitkiyi bulmak kolay ama diğer şehirlerde nekadar ve nerede bulunur bilgim yok.

AVOKADO:  Yetiştiği yer Orta Meksika dır çiçekli bitkiler sınıfından tarçın ve kafur bitkisi ağacını da içine alan, Defnegiller familyasına ait bir bitki ve bu bitkinin meyvelerinin adına Avokado denir.

Aynı zamanda Avokadonun birçok etkisi vardır, Saçlara ve sağlığa da çok iyi geldiği söylenir. Kefir ile birlikte karıştırılıp saçlara sürüldüğünde ve bu karışım aynı zamanda yenildiğinde saçların dökülen kısmının tekrar çıktığını ve siyah olarak geldiğini, bir televizyon programına katılan beyninde ur çıkan kanser hastasının, iyi gelir diyerek başına sürdüğünü ve yediğini, bu deneyi sonucunda kel olan saçlarının simsiyah ve sık bir şekilde yeniden geldiğini anlatması sonucu duymuştum yani ben onun yalancısıyım diyebilirim:)). Hatta Saraçoğlu da  o programda konuktu ve o kişiye neden anlattın şimdi herkes uygular sadece bana söyleseydin gibi şaka yapmıştı. kısaca arkadaşlar bu bitki gerçekten bir harika. Önerilerim sadece travestilere değil tüm okuyucularıma, ama benim için önce travesti arkadaşlarımın güzelliği gelir diye şaka yaparmışım:)). Nasıl ki Zeytin yağı yüce Allah’ın doğal motorini yada sıvı yağı ise Avokado da vücut için faydalı katı bir yağ ve doğal bir nemlendiricidir. Zeytinyağı da, aynı arabalarda yağ olmayınca veya azalınca nasıl duman attırıyorsa insan onu kullanmadığı zaman, organları rahat çalışamaz, hareket edemez ve en iyi deyim ile paslanırısınız diyebiliriz. Gerçi bir çok bitkinin birçok ayrı faydası var ama bilinmeyen faydalarını paylaşmak da güzel bir şey. Aslında zaman zaman bura da sizlerle gerçekten etkisi ispatlanmış şeyleri paylaşmak istiyorum, zamanım oldukça paylaşmak isterim.

Saygılar

yazar: travesti iclal.

Yapılacaklar listem

Yaşarken öğrendiklerim ve hala öğrenemediklerim var benim herkes kadar belki sizden fazla belki eksik ama bildiğim bir şey varsa o da yeniden bir kodlamaya ihtiyaç duyduğum gerçeği ve ben bunu göze alıyorum yeniden kuruyorum tüm benliğimi yeni kurallarım var. Kimi eskiden gelen gelenekçi kimi ise siz değerli travesti bireylerden öğrenerek derlediğim yenilikçi kurallarım bakalım bir listede nasıl duracaklar dedim. Sizler için kaleme aldım. İnsanların adlarını hatırla. Saatin daima beş dakika ileriye ayarlı olsun. Asla birilerinin umudunu kırma. Belki de sahip oldukları tek şey odur. Milli bayramlarda bayrak as. Özgün ol. Gerçekten yapmak istediklerinden asla vazgeçme. Büyük düşleri olanlar, gerçekleri bilenlerden daha güçlüdür. İnsanlara üçüncü bir şans asla verme! İkide kal. Yaşlan ama paslanma. Büyük bir açgözlülükle merak et. Sık Sık “niçin?” de. Bedenini dik tut. Odalara kendine güvenen ve ne isteğini bilen bir tavırla gir. Yağsız süt iç. Az tuzlu ye. Kırmızı eti azalt. Unutma! Bir insanın en derin duygusal ihtiyacı, takdir edildiğini hissetmesidir. Büyük olduğunu düşündüğün bir fikirden seni vazgeçirmelerine izin verme. Hazırlıklı ol. Arada sırada kaybedebilirsin de. Bilanço yorumlamayı öğren. Bir şey satın alırken babadan kalma yöntemi kullan: Önce tasarruf et, sonra peşin öde al. Kimse tek başına başaramaz. Sana yardım edenlerin hakkını teslim et ve onlara minnet duy. En ufak bir gelişme için bile iltifat et. Pahalı ayakkabı, kemer ve kravat satın al, ama indirimden al. Sezon sonu denilen bir şey var mesela ben ve Ankara travestilerinden Bade sezonda beğendiğimiz şeylerin bir notunu alıp indirimleri bekleriz yarı fiyatın aldığımız ürünler belki bir moda eski olur ama paramız hep cebimizde kalır. Bir odayı ne renk boyayacağın konusunda kararsız kaldığında, kırık beyaza boya. Ciddi bir sağlık sorunuyla yüz yüze kaldığında, en azından üç ayrı görüş al. Dikkatini, işini daha büyütmeye değil, daha iyi yapmaya ver. Konferanslarda ön sıralarda otur. Arada sırada, güzel manzaralı ara yolları kullan.Namını koru. En büyük servetin odur.  Namı-ı diğer İclal.

Bir yoksulluk bir ölüm

memur-sen-aclik-ve-yoksulluk-sinirini-acikladi-16195

Yoksulluk sizi siz olmaktan çıkarıyor. Her şeyi yoksulluğunuza bağlayıp sıyrılıyorsunuz. “Anadan sıska ne yapsın muska” diyerek yok ki ne yapayım ezikliğine sığınmak çok kolaydır. Çekim Kanunu, düşünce ve duygularınızın bir enerji alanı yarattığını, bu enerjinin bedeninizden yayılarak, yaşamınıza, bu düşünce ve duygularla uyumlu insan, eşya ve durumları çektiğini söyler. Başka bir deyişle, doğru olduğuna inandığınız ve doğru olduğunu hissettiğiniz şey olursunuz. Yoksulluk, duygu ve düşüncelerimizin ürettiği bir sonuçtur. Bu nedenle, güçlerin paralel çizgilerde hareket ettiği açıklık kazanır. Kişisel, profesyonel ve finansal başarımıza yönelik zorluklar, çoğu zaman kendi hayal gücümüzde yarattığımız şeylerdir. Hayal gücünüzü harekete geçirmek ve bilincinizin zenginliklerinden zevk almak varken, neden mevcut geçinme koşullarınızla yetinesiniz? Başkalarının şüphe ve korkularının, sizi resesyonlara, ekonomik krizlere, borsadaki dalgalanmalara, savaşa odaklanmaya yönelterek, finansal başarı ve uyumlu ilişkiler hayalinizden utanmanıza neden olmasına niçin izin veresiniz? Başarılı olmaktan mı korkuyorsunuz? Dolu dolu, zengin, tatmin edici ve harika bir yaşam sürmek doğuştan gelen tinsel bir hakken, neden başarısızlıktan ve eninde sonunda kendi başarınızdan korkasınız? Şimdi Bereket İçinde Yaşama Zamanıdır. Başarılı olmak ve hayallerinizi gerçekleştirmek için doğduğunuzu anladığınızda, bereketli bir yaşam sürmenin keyfine varabilirsiniz. Kaderinizin efendisi olmanızı sağlayacak donanıma sahipsiniz. Kaderinin efendisi olmayı başaran travesti bireylerle bu konu hakkında bir görüşme yaptım ve hepsi hemen hemen aynı şeyi söylediler. Yoksulluğu kabullenip oturmadık. Hatta Antalya travestilerinden Melis zenginliğe kavuşmak özgür bir hayat sürmek için çok fazla mücadele etti. Biz insanlar, bilincimizin derinliklerinde sonsuz bir güç olduğunu anlayana dek değişiklikten korkarız. Bundan nasıl yararlanacağımızı bilmek, belleğimize gömülü kederden, suçluluktan, kinden ve korku verici inançlardan kurtulmamızı sağlar. Neden korktuğunuz ya da endişe duyduğunuz hakkında konuşmaktansa, finansal hedeflerinizle tutarlı sözcükleri bilinçli olarak seçme kararı alın. Örneğin, kendimi çok iyi hissediyorum. Elimden gelenin en iyisini yapıyorum. En iyisini bekliyorum. Hedeflerime ulaşabilirim. Kendime inanıyorum. Ben yaşamda kazananların tarafındayım. Yoksulluğa odaklı bir zihin durumu, hep bir eksiklik duygusu içinde görmenize, duymanıza, düşünmenize, hissetmenize ve davranmanıza yol açar. Hepimize zenginlikle yoğrulan bir hayat diliyorum İclal.

Ciddiyet

Ciddi olmak güzeldir doğru yaptığınız işlerde söylediğiniz sözlerde olabildiğince ciddi olun. Ama gel ciddi olma konusunda bu kadar da ciddi olma. Dünya giderek daha çok ciddileşti. Bu yüzden bu kadar kanser, bu kadar kalp hastalığı, bu kadar yüksek tansiyon, bu kadar delilik var. Dünya bir uca doğru fazla zorlandı. Biraz da aptal ol. Biraz gül, çocuk gibi ol. Biraz tadını çıkar, her yerde ciddi bir yüzle dolaşma. Bunu yaptığında birden içinden daha derin bir sağlığın yükseldiğini göreceksin. Sağlığının derin kaynakları ortaya çıkacak. Yaşamın derin bir denge olduğunu hatırla, çok derin bir denge. O zaman tam ortasında kaçabilirsin. Enerji yükselir, yukarı doğru hareket etmeye başlarsın. Bu bütün zıt kutuplar için böyle olmalıdır. Bir erkek olma ve bir kadın olma: Her ikisi de ol ki hiçbiri olmayasın. Bilge olma, aptal olma: Her ikisi de ol ki ötesine geçebilesin. Tamam kabul fazla felsefi oldu. Size anlatmaya çalıştığım şeyi tam da anlatamadım. Ciddiyet konusunda ciddi olma. Kahkahalarla gül ona, biraz aptal ol. Aptallığı ayıplama, onun da kendi güzellikleri vardır. Her ikisi birden olabilirsen, içinde aşkınlık özelliğine sahip olacaksın. Gerçek bir kahkaha, küçük bir çocuğun kahkahasına benzer. Çocuğun karnındaki titremeyi izle, bütün bedeni birlikte atar, yerde yuvarlanmak ister. Bu bir bütünlük meselesidir. O kadar çok güler ki ağlamaya başlar: o kadar derinden güler ki kahkaha gözyaşlarına dönüşür, gözünden yaşlar fışkırır. Ciddiyetin panzehiri kahkahadır unutma o kadar önemli değil bu hayatta yaşadıkların gün gelecek göçeceksin ve hepsi son bulaca. O gün bu kadar ciddi olduğun için pişman olmak istemiyorsan Ciddiyeti koy bir kenara gülüşleri ek toprağına bu söz bana ait değil itiraf ediyorum. Bursa travestilerinden Ayça’nın ama o kadar güzel anlatmış ki sizlerle paylaşmadan duramadım. Araklamada üstüme yok bilirsiniz. Kahkahan kafadan değil, karından olsun. İnsan kafadan gülebilir: o zaman kahkaha ölüdür. Kafadan gelen her şey ölüdür: o zaman başın kahkahayı yaratacak fakat o kahkaha karnına, hara’ya kadar inemeyecektir. Ayak parmaklarına gitmeyecektir, bütün bedenine gitmeyecektir. Hara da ne derseniz sevgili travesti dostlarım hara bir çakranın adın tam göbek deliğimizin altında bulunuyor ve siz gülerken orayı hissedin. Gülümseyen bir dünya sizinle olsun sevgilerimle İclal.

Cilt hastalıkları

cilt-hastaliklari-cesitleri

Eskiden ilaç mı vardı her hastalık doğal yöntemlerle bitkilerle tedavi ediliyordu. Doğanın biz canlılara sunduğu milyonlarca çeşit bitkinin neye iyi geldiğini bilirsek hasta olduğumuzda çok da üzülmeden tedavi olabiliriz. İsmin çok sık duyduğumuz bazı bitkiler vardır ve bular sağlık açısından oldukça yararlıdır. Bugün sizlere cilt hastalıklarında kullanabileceğiniz bitkilerden bahsedeceğim malum pek çok cilt hastalığının ilacı yok. Mesela sedef hastalığı birkaç travesti bireyin bu hastalıktan dolayı mağdur durumda olduğunu biliyorum. En başta da İzmit travestilerinden bir dostum geliyor. Adaçayı iltihaplı yaraları ve çıbanları tedavi eder. Andız otu (taze) kökü ezmesi çıbanların üzerine sarılırsa çabuk iyileşmesini sağlar. Andız otundan yapılan merhemler, egzamaya, kaşıntıya iyi gelir.Ardıç dallarının ezilmesi yolu ile elde edilen suyu çıbanları ve şişlikleri tedavi eder.Arpa unu hamur haline getirilir. Bir miktar keten tohumu ve üzerlik otu ilave edilerek karna sarılır. Çıban ve yaraları tedavi eder. Asma çubuklarından çıkan sıvı egzamaya karşı kullanılır. Ayçiçeği tohumlarından elde edilen merhem kurdeşen hastalığının tedavisinde kullanılır, yaraları tedavi eder. Ayrıkotu 2 yemek kaşığı ince ve muntazam kıyılarak ¼ litre suda kaynatılıp çay gibi içilirse deri hastalıklarına iyi gelir. Ceviz yaprak ve kabukları Kronik egzamayı tamamen yok edicidir.1/2 kg kuru ceviz yaprağı 1.5 litre suda 1 saat kaynatılır. Banyo suyuna ilave edilir. Nasırlar üzerine sürülen ceviz yağı bunların zamanla yok olmasını sağlar. Çilek yapraklarından yapılan çay sağlık kaynağıdır. Çilek yaprağı çayı, ergenlik sivilce ve çıbanlarını da yok eder. Ebegümeci yapraklarından çıbanlar için merhem yapılır. Elma, uçuk (Herpes) mikrobuna karşı çok etkilidir. Erkeç sakalından yapılan merhem deri hastalıklarına karşı kullanılır. Kaşıntıyı önler. Frenk maydonozunu ezilerek yapılan merhem egzamayı tedavi eder. Enginar, limon, salatalık, kereviz, kuşkonmaz ve turp deri hastalıklarına iyi gelir. Kanarya otu ezilerek merhem haline getirilip yaraların üzerine sürülürse, yaraların çabuk kapanmasını sağlar. Melek otunun sıkılması ile elde edilen sıvı veya kurutulup dövülerek elde edilen toz, yaraların tedavisinde kullanılır. Havuçtan yapılan merhem uyuz hastalığına ve kaşıntılara iyi gelir. Cilt hastalıklarından tedavisinde hangi bitkiyi nerede kullanacağınızı bilin yeter sağlıkla kalın İclal.

Hayat dersi 1

haya

Hayat gerçekten bazen çok sıkıcı gelebiliyor. Çok sıkıldığım zamanlarda bile insanlara karşı tavır değiştirmemek için çabalıyorum. Konuşmalarımı hep karşı tarafı kırmayacak üzmeyecek şekilde ayarlıyorum. . Eğer sinirinizi sıkıntınızı diğer insandan çıkarırsanız elde iki adet moralsiz insan olur. Öncelikle insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü geçmişte ne yaşadığınızın hiç bir önemi yok. Her zaman insanlara sizin için hiçbir sorun yokmuş gibi yaklaşın ve bunu benimseyin. Çünkü muhatap olmak zorunda olduğunuz insanlarla yaşadıklarınızı düşünerek tepkili yaklaştığınız zaman sadece negatif yüklenir kendi kendinizi yorarsınız. Herkese enerjinizi eşit bölün. Sizi sinirlendiren insanlara bile. Sinirlendiğiniz bir kişi için harcadığınız enerji beraber eğlendiğiniz insanlara harcadığınızdan kat be kat fazladır. Öncelikle her gün en az bir dakika gülümse, gülmek vücuttaki serotonin oranını yükseltir çok güçlü bir antidepresandır. İçinizden 60’a kadar sayabilirsiniz. Beş  dakika meditasyon Yapın. Bugünün tekniği: Bir kedi besleyin ya da en sevdiğiniz müziği dinleyin. Bunları yaparken duygularınızın değişimini takip edin.En az beş dakika kadar da egzersiz yapın ya da ben ve İzmir travestilerinden Ayça gibi kısa bir yürüyüş yapın emin olun sinirinizden kötü duygulardan eser kalmayacak. İnsanlarla olan diyaloglarınızı ölçmek için soru sorun. Bu kişide hoşlandığım şeyler nedir? Bu kişide iyi olan şeyler nelerdir? Nasıl hissetmek istiyorum? Nelere sahip olmak istiyorum. Bu sorulara insanlarla olan ilişkilerinizi düşünerek cevap verin ve not alın. Biriyle iletişim halindeyken titreşimlerinizin aynı ritimde olduğunu düşünün bu ilişkinizin daha güçlü olmasına neden olur. Bir kişiyi ilk defa gördüğümüzde ilk titreşimlerimiz o kişide saklı kalır ve o kişiyle her karşılaştığımız da ilk hatırladıkları ilk karşılaştığınız andaki titreşimlerdir. Kendi titreşiminizi sabitleyin ki insanlar da titreşimlerini size uydursunlar. Uyumadan önce söyleyeceğimiz sözler şu şekilde olmalıdır.“inanıyorum ki bu gece rüya göreceğim. Rüyamda dileklerimin gerçekleştiğini göreceğim.-tabiri caizse. Uyandığımda da rüyamı hatırlamak istiyorum. Sabah olur olmaz kendinize gelir geldiğiniz de kendinize sorun. Rüya gördüm mü?  Eğer rüya gördüyseniz ve bu rüya güzel bir rüyaysa bu sefer bunun size ne hissettirdiğini sorun çünkü rüyada yaşanılan ve hissedilenler günlük hayatta düşülen şeylerden çok daha etkili ve kuvvetlidir. Sevgiyle kalın bir daha ki derste görüşmek üzere İclal.

Kalbinin sesi

içsesi

Kalbin seni hiç yanıltmaz. Aklın bazen mantık dışına çıkmamak için sana uymasa da kalbin daima seninledir. Bu yüzden kalp sesi akıl sesinden daha yeğdir ve ben aklımın değil kalbimin götürdüğü yerlere gitmeyi severim. Bazı travesti dostlarım aklın mantığın dışına çıkmanın doğru olmadığını söyleseler bile aldırış etmeyen ben ve İzmit travestilerinden Banu bunu yıkmanın derdindeyiz. Yeni insanlığın sanatı, kalbinin sesini, bilinçle, dikkatle ve her şeyinle dinleme sırrından oluşacaktır. Seni nereye götürürse onu takip et. Evet, bazen seni tehlikelere götürecek. Ama unutma, seni olgunlaştırmak için o tehlikeler gereklidir. Bazen seni yanlış yola sokacaktır. Ama yine unutma, o yanlış yollar, büyümenin bir parçası olacak. Birçok kere düşecek, tekrar kalkacaksın. Çünkü insan böyle güç toplar. Düşüp tekrar kalkarak güçlenirsin. İnsan böyle bir bütün olur. Ama dışarıdan dayatılmış kuralları takip etme. Bir insan tam dinginliğe ulaştığı zaman bir aslan gibi kükrer. İlk kez olarak özgürlüğün ne olduğunu bilir, çünkü artık başka insanların ne düşündüğü korkusu kalmamıştır. İnsanların ne dediği önemli değildir. Onların sana aziz ya da günahkâr demeleri hiç önemli değildir; senin için tek ve yegane yargıç Tanrı’dır. ‘Tanrı’ bir kişi demek değildir, Tanrı sadece bütün evren demektir. Bu bir kişiyle yüz yüze gelme durumu değildir; sen ağaçlarla, nehirlerle, dağlarla, yıldızlarla… bütün evrenle yüzleşmek durumundasın. Ve bu bizim evrenimiz, biz onun bir parçasıyız. Ondan korkmaya gerek yok, ondan bir şey gizlemeye gerek yok. Aslında çabalasan bile ondan bir şey gizleyemezsin. Bütünlük zaten biliyor, bütünlük seni senden daha iyi tanıyor. Sen hiçbir şekilde başkalarından daha düşük değilsin. Kendine, iç sesine saygı duy ve onun izinden git. Ve unutma, ben sana her zaman doğru yola gideceğin garantisi vermiyorum. Birçok kere seni yanlış yola yönlendirecek çünkü doğru kapıya gelmek için, insanın önce birçok yanlış kapıyı çalması gerekir. Hayat böyle. Eğer birden doğru kapıya rastlarsan, onun doğru olduğunu anlayamazsın. O yüzden unutma, son tahlilde hiçbir çaba boşuna değildir: Her çaba, senin gelişmenin doruk noktasına ulaşmana katkı yapar. Kararsız olma. Yanlış yola sapman endişe yaratmasın. Yürüdüğün yolda mutluluklar seninle olsun İclal.

Hareket et

hareket

Kendini kaplumbağa gibi oturduğun yere mıh gibi çaktın. Oysa eklemlerin kemiklerin kasların bedenin hareket etmek için yaratılımış. Uzmanlar, günde 20 dakika yürümenin kendimizi daha mutlu hissetmemizi sağladığını belirterek, yürüyüşün ve egzersizin önemine dikkat çekiyor. İngiltere’de yapılan bir araştırma, haftada 150 dakika tempolu yürüyüş yapmanın, yaşam süresini uzattığı ve hastalıklara yakalanma riskini azalttığını ortaya koyuyor. Ülkemizin, hareketli yaşam konusunda yetersiz olduğu vurgulanıyor. Düzenli yapılan yürüyüşler, kasların kuvvetlenmesi, şişmanlık ve stresin azalması, yaşlanmanın gecikmesi gibi birçok avantaj sağlıyor. Yapılan son araştırmalar, 6 hafta boyunca günde yalnızca 20 dakika yürümenin, kendinizi çok daha mutlu hissetmenizi sağladığını gözler önüne seriyor. Yürüyüş, kemiklerinizin güçlenmesini, kilonun korunmasını, kalp ve akciğer sağlığının kontrol altına alınmasını kolaylaştıracak bir egzersizdir. Yürüyüş, hafif bir yemekten en az iki saat sonra yapılmalı, bol su tüketilmelidir. Ağır bir yemek sonrası hızlı ve yorucu yürüyüşlerden kaçınılmalıdır. Yürüyüşler için ince tabanlı ve makosen ayakkabılar doğru tercihtir. Kendine en pahalı markadan bir ayakkabı alan İzmit travestilerinden Hicran iki gün sonra ayağında çıkan yaralardan şikayetçi olmuş nedeni ayakkabını aşırı kalın tabanıymış siz en iyisi pahalı olmasına değil yürüyüşe uygun hafif ayakkabı olmasına odaklanın. Eğer yürüyüşler açık alanda yapılacaksa sabah erken saatler seçilmelidir. Çok sıcak havalarda yürüyüş yapmak ve bir sıkıntı hissedildiğinde yine de yürüyüşe devam etmek doğru değildir. Yürüyüş yaparken vücuda naylon, muşamba sarılmasının faydası yoktur. Yürümek; Uykusuzluğu azaltır. Sindirimi kolaylaştırır. Kan basıncını düzenler. Yorgunluk hissini engeller. Solunum kapasitesini artırır. Kemiklerin sertleşmesini ve kuvvetlenmesini sağlar. Vücutta doğal keyif verici hormonların (Endorfin) salımını sağlar.  Eklem ve kasların esnekliğini artırarak, bel ve boyun ağrılarını hafifletir. Beyine oksijen sağlanmasını artırarak, zihinsel keskinlik ve yaratıcı düşünce potansiyelini yükseltir. HDL/LDL (İyi huylu kötü huylu kolesterol) dengesini düzenler. Kan yağlarının (Trigliserid) düzeyini düşürür. Ostreopoz, kalp sorunları, diyabet ve Alzheimer gibi kronik hastalıkları önleyen hiçbir ilacın olmadığını ancak düzenli yürüyüş bütün bu rahatsızlıklara yakalanma riskini azalttığını unutmayalım. Oturduğunuz İlde hafta sonları yürüyüş turları düzenleniyor ise mutlaka katılın tıpkı ben ve birkaç travesti birey gibi hayata sağlıkla devam edin. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Kanser hücrelerine savaş

kan

Kansere ilaç bulunduğu haberleri her geçen gün artarken bizlere maalesef kanserli hücrelerin ölmesini sağlayacak bilgi verilmiyor. Bu durum ekonomik ve parasal olduğundan büyük devletler insan sağlığını hiçe sayarak sadece kazanacakları parayı düşünüyorlar. Ben yaptığım bazı araştırmalar ve bazı dürüst uzmanların sözlerine kulak verip kanser hücrelerinden nasıl kurtulacağımıza dair bir takım bilgiler elde ettim. İşin en güzel yanı bu bilgileri uygulayan Diyarbakır travestilerinden Beste’nin annesi yeniden sağlığına kavuştu üstelik sadece hayatından şekerli gıdaları çıkararak yaptı bunu şimdi tüm travesti bireylere diyorum ki şekerden uzak durun sağlıklı olun. Kanserin bir temel sebebi vardır. Bu da, vücudun normal hücrelerinin oksijenli solunumunun, oksijensiz -anaerobik- hücre solunumuyla yer değiştirmesidir.Kanser, normal hücrelerden çok farklı bir biçimde metabolize olmaktadır. Normal hücreler oksijene ihtiyaç duyar; kanser hücreleri oksijenden kaçınır. Hiperbarik oksijen terapisi alternatif kanser tedavisi uygulayan kliniklerde kullanılan bir yöntemdir. Bu buluşun bize anlattığı başka bir şey de, kanserin bir mayalanma (fermantasyon) süreciyle metabolize olduğudur.Kanserin metabolizması normal hücre metabolizmasından 8 kat daha büyüktür. Vücut, kanseri beslemeye çalışırken mütemadiyen kapasitesinin üstünde çalışır. Kanser devamlı açlıktan ölmenin eşiğindedir ve vücuttan kendisini beslemesini talep etmektedir. Besin alımı kesilirse kanser açlıktan ölmeye başlar. Tabii kendisini beslemek için vücudun şeker üretmesini sağlayamazsa. ..Proteinlerden şeker Bu ziyan sendromuna kaşeksia (cachexia) denir.Kaşeksia vücudun proteinlerden (evet, doğru duydunuz, karbonhidratlardan veya yağlardan değil de, proteinlerden) “glükoneogenez” (yeniden glükoz yapımı) işlemiyle, şeker elde etmesidir. Bu şeker kanseri besler. Vücut sonunda, kanser hücresini beslemeye çalışırken kendisi açlık çeker. Şimdi, kanserin şekerle beslendiğini öğrenmişken, onu şekerle beslemek mantıklı geliyor mu size? Yani karbonhidratlardan zengin bir diyet uygulamak? Bugün, kansere karşı uygulanan birçok besin terapisi mevcuttur (işe de yaramaktadırlar) çünkü günün birinde birisi şeker ve kanser arasındaki bağlantıyı görmüştür. Bu terapilerde, karbonhidratlar bakımından zengin gıdalara izin verilmez. Terapilerin hiçbirinde şekere de izin verilmez çünkü şeker kanseri beslemektedir. Peki doktorunuz bu gerçekleri size neden söylemez? Kim bilir? Belki doktorunuz kanseri tedavi edecek kişinin siz değil, kendisi olduğunu düşünmektedir. Hayat sizin kararı siz vereceksiniz ama bence bu tavsiyeleri uygulayın ne kaybederiz doğruysa ucunda sağlığı kazanmak var. Sevgiyle kalın İclal.

Karanlıkları sevin

ml

Karanlıkta şifa olur mu aslında olur nasıl mı tabi ki melatonin hormonu ile sadece zifiri karanlıkta ortaya çıkan bu hormon sizi daha sağlıklı biri yapabilir.Melatonin hormonu beynimizin orta kısımlarında bulunan pineal bez tarafından salgılanan bir hormondur. Bu hormonun üretimi ve salınımı karanlık ile başlar ve aydınlık ile sona erer. Gece saat 23.00 ile 05.00 arasında salgılanan bu hormon 02.00-04.00 arasında en yüksek değerlerine ulaşır. Aydınlık döneminin uzaması veya aniden ışığa çıkılması melatonin üretimini durdurur. Hücrelerimizi yenileyici, bağışıklık sistemini düzenleyici, vücudumuzun biyolojik ritmini ayarlayıcı, anti-oksidan, yaşlanmayı geciktirici özellikleri olan melatonin hormonu gece salgınlandığı için “karanlıklar hormonu” olarak da bilinir. Büyüme hormonunu arttırıcı ve ergenliği başlatıcı özellikleri de vardır. Işık, melatonin salınımını engeller. Görme engelli kişilerde kanser olma riskinin diğer kişilere oranla çok daha az olmasının sebebi görme engellilerde melatonin hormonunun fazla olmasına bağlanmaktadır. Melatonin hormonu yeterince salgılanamazsa; Vücut direncimiz düşer, çünkü hücrelerimiz yeterince yenilenemez. Vücudumuzun biyolojik saati korunup, ritmi ayarlanamaz ve jetlag diye tanımlanan ve genellikle uzun süreli uçak yolculuklarından sonra görülen klinik bulgular ortaya çıkar. Bunlar; uykusuzluk, yorgunluk hissi, iştahsızlık, hazımsızlık, zihinsel ve fiziksel performans kaybı, reaksiyon zamanında uzama, hafızada azalma gibi bulgulardır. Sürekli aydınlıkta çalışanlar gece işçileri maalesef bu hormondan yararlanamadıkları için daha erken yaşlanırlar. Depresyon ilacı kullanan Aslı ( Antalya travestileri ) bu ilaçların içinde de melatonin hormonu olduğunu keşfetmiş yani sürekli ışığa maruz kalıyorsanız içinde melatonin bulunan ilaçları da kullanabilirsiniz. Ama uzman tavsiyesi olması gerekiyor. Melatonin ilaç olarak özellikle jetlag için kullanılmakta. Bilinçsiz ve düzensiz kullanımı hiçbir şekilde tavsiye edilmez. Nedeni sadece geceleri yükselen bir hormon olması nedeniyle yüksek olmaması gereken gündüz saatlerinde kan düzeyini yükseltecek şekilde ilaç alımının yarar yerine zarar vermesidir. Dolayısıyla doğal yollarla vücudun kendi salgısını arttıracak davranış kalıplarına geçilmesi daha uygun olur.En doğrusu doğal yollarla almaya çalışmak en azından gece yaptığınız işleri gündüze taşımaya çalışın yok olmuyorsa kendinize kısa süreli de olsa karanlık bir oda hazırlayın ve günde birkaç kez bu odada dinlenmeye çekilin. Karanlıklar prensesi olabilirsiniz sevgiler İclal.

Mutluluğumu arıyorum

mut

Başlığı attıktan sonra aklıma Erkin Koray’ın çöpçüler şarkısı geldi aklıma o da benim mutluluğumu aradığım gibi aşkını çöpte arıyordu. Her insanın farklı, her insanın kendine has oluşu, dünyanın çeşitliliğini, aynı zamanda anlama, anlaşılma zorluğunu beraberinde getirir. Kendimize yalın ve tarafsız bakabilirsek neler gözlemleriz? Beğendiğimiz, beğenmediğimiz nice özellik ve çevremizdekiler için de öyle. Kimilerini daha çok yakın görür, kimilerini ise sevebilmemiz, oldukça zorlamadır ya da sevmemeyi seçer, anlamamayı uygun görürüz. Kişisel onca sebebin dışında, genelde takdir gören kişiler, insancıl dediklerimiz, egolarından olabildiğince arınmış olanlardır. Egonuz yüksekse zaten mutluluğunuzu boşa aramayın ego insanda mutluluk falan bırakmaz. Yine de bu yaşamı bir yarış ortamı gibi algılama, egomuzun en baş oyunlarındandır. Daha iyisi olayım, gözyaşım içeri, kahkaham dışarı olsun. Çevremizi farklı, tarafsız gözle inceleyebilirsek, ne malzemeler çıkacaktır aslında. Birisi mutlu iken, saf ve gerçek anlamda, onun mutluluğunu paylaşabiliyor muyuz? Birisi mutsuzken, “benden daha kötüleri var” diye düşünmenin, içten içe sevinci dışında, onun aşağılarda, zaten bitmiş olduğu kanısı dışında, gerçekten acısını paylaşabiliyor muyuz? Hadi hepsini bir yana bırakalım, belki de insancıl olmak, o denli umurumuzda değildir. Mutlu olmanın birinci yolu insanları sevmekten geçiyor. Mutlu olmanın bir ölçüsü yok çok mutlu olmak ya da mutsuz olmak sizin elinizde ne dilerseniz o olacaktır. Başkalarının yaptıkları ile de mutlu olabilirsiniz kendi başarılarınızla da yeter ki mutlu olmak çaba gösterin. Şunu aklımıza koyalım önce, hep daha iyisi vardır. Dünyanın en güzel kadını olarak esmer birisi seçilir, ama birisi esmerlerden hiç hoşlanmaz, yine kaybeden olur. Paranın en çok olduğu kişi, mutsuzluktan kıvranıyordur, ikinci kişi hemen ardında onu zorluyordur çünkü. Daha iyi olma hırsı, kompleksleri, bizleri sadece mutsuz yaparken, neden hala o ego oyuncağının, küçücük oyun parçası oluyoruz ki. Örnekler kitaplar dolusu, ciltler dolusu verilebilir. Peki, mutsuz olmak için sayısız sebep varken, mutluluk için tek bir şey yeterliyse, nedir onu bizim elimizden alan? Gerçekten mutlu olmaksa amaç, üzümse niyet, bağcıyı dövmeye çalışmakla neden bu uğraş? Hep mutlu olan güzeller İclal.