Öne çıkarılan yazı

travesti yüzüne avokado sürerse ne olur

Avakado travesti ilişkisi

travesti avokado sürerse

Arkadaşlar travesti İclal olarak, binlerce lira vererek aldığınız kremleri, bir kenara bırakın diyorum ve güzellik kremlerini solda sıfır bırakacak Allah’ın doğal kremi olan Avokadoyu deneyin deri. Lütfen pazardan bir kaç tane avokado alın ve onu hem yiyin, hemde kabuğunu yada bir parça kesip yüzünüze sürün. Ne kadar etkili bir doğal nemlendirici ve güzellik kremi olduğunu göreceksiniz. travesti arkadaşlar deneme yanılma yöntemini severler ve bende severim, yaptım oldu dermişim. Ben bu deneyi profesör Saraçoğlu’ndan dinlemiştim yani deneme yanılma yöntemi değil, Saraçoğlu tavsiyesi üzerine denedim gerçekten etkili olduğunu gördüm, sizde deneyiniz lütfen memnun kalacaksınız. İstanbul da ,Ankara da izmir de bu bitkiyi bulmak kolay ama diğer şehirlerde nekadar ve nerede bulunur bilgim yok.

AVOKADO:  Yetiştiği yer Orta Meksika dır çiçekli bitkiler sınıfından tarçın ve kafur bitkisi ağacını da içine alan, Defnegiller familyasına ait bir bitki ve bu bitkinin meyvelerinin adına Avokado denir.

Aynı zamanda Avokadonun birçok etkisi vardır, Saçlara ve sağlığa da çok iyi geldiği söylenir. Kefir ile birlikte karıştırılıp saçlara sürüldüğünde ve bu karışım aynı zamanda yenildiğinde saçların dökülen kısmının tekrar çıktığını ve siyah olarak geldiğini, bir televizyon programına katılan beyninde ur çıkan kanser hastasının, iyi gelir diyerek başına sürdüğünü ve yediğini, bu deneyi sonucunda kel olan saçlarının simsiyah ve sık bir şekilde yeniden geldiğini anlatması sonucu duymuştum yani ben onun yalancısıyım diyebilirim:)). Hatta Saraçoğlu da  o programda konuktu ve o kişiye neden anlattın şimdi herkes uygular sadece bana söyleseydin gibi şaka yapmıştı. kısaca arkadaşlar bu bitki gerçekten bir harika. Önerilerim sadece travestilere değil tüm okuyucularıma, ama benim için önce travesti arkadaşlarımın güzelliği gelir diye şaka yaparmışım:)). Nasıl ki Zeytin yağı yüce Allah’ın doğal motorini yada sıvı yağı ise Avokado da vücut için faydalı katı bir yağ ve doğal bir nemlendiricidir. Zeytinyağı da, aynı arabalarda yağ olmayınca veya azalınca nasıl duman attırıyorsa insan onu kullanmadığı zaman, organları rahat çalışamaz, hareket edemez ve en iyi deyim ile paslanırısınız diyebiliriz. Gerçi bir çok bitkinin birçok ayrı faydası var ama bilinmeyen faydalarını paylaşmak da güzel bir şey. Aslında zaman zaman bura da sizlerle gerçekten etkisi ispatlanmış şeyleri paylaşmak istiyorum, zamanım oldukça paylaşmak isterim.

Saygılar

yazar: travesti iclal.

Yaşadığımız hayatı değiştirmek

Yaşamımızdaki bazı şeyleri değiştirmek istiyoruz ama nereden başlayacağımızı bilmiyoruz. Kilit nokta hep burası oluyor. Ne yapmalı nereden başlamalı? Bir sorununuz varsa o sorunu yaratan düşünce sisteminiz değişmeden çare bulmak imkansızdır.Başka bir bakış açısı lazım artık size sorunu net görebilecek, yorumlara açık ve zihin durumu karmaşıklığa güdümlü olmayan yeni bir bakış gerekiyor. Yeni bir çift göz alamayacağımıza göre travesti bireyler bakış açımızın odağını yeniden ayarlayalım. Öncelikle sakin bir zamanınızda yalnız basınıza bir odaya çekilin, telefonunuzu kapatın ve kimsenin sizi rahatsız etmeyeceğinden emin olun. Sonra sizce bu soruna yol açan nedenleri aklınıza gelen tüm maddelerle yazın. Ancak başkalarını suçlayan bir ifade yazmayın, sorunun sizinle ilgili kısmını yazın. Esinizin yüzünden olan bir borç söz konusu ise, eşimin yüzünden oldu demek yerine, eşimi bu konuda ikna edebilseydim bu borç olmazdı yazabilirsiniz. Buradan sizin rolünüz önemli, başka insanların değil. Bu kendinizle ilgili bir iç görü kazanmanız için yapılan bir uygulamadır ve tekniğin içindeki tek rolü budur. Arkasından ne yapsaydınız bu sorun yaşanmazdı bunu yazın. Yazarken uzun cümleler kurmayın, kısa ve net bir yazım şekliniz olsun. Örneğin, o gün sinirlenmeseydim bu sorun olmazdı, arkadaşımı dinleseydim bu sorun olmazdı, mali durumuma dikkatli yaklaşsaydım bu sorun olmazdı gibi kalıplar kullanın. Güven duygusu yaşamınızda ki hatalarınızın önemli bir kısmının nedenidir. Güven konusundaki sorunu çözmeden benzer hataları yapacaksınız demektir. En sevdiği güvendiği kişiyi dinlerken bile acabayı aklından çıkarmayan Bursa travestilerinden Berre yanılma payı diyor bu duruma insan hata yapabilir o nedenle içinizde hep bir acaba sorusu bulundurun. Eğer duygusal davranmasaydım bu sorunu yaşamazdım diyorsanız, duygu durumunuzla ilgili bir denetim kazanmadıkça ayni hataları yapacaksınız demektir. Her ne yazdıysanız şimdi elinizde çözmeniz gereken bir kavram, duygu ya da düşünce sorunu olduğunu anlamaya çalışın. Bunu asıl sorun olarak defterinize yazabilirsiniz. Zihnimiz, hayal edebileceğimizden daha fazlasının var olduğunu kabul ettiği her defasında yeni bir manyetik alan yaratır. Enerji kendisine temas eden her şeyle içine konulan niyete bağlı olarak karşılık verir. Derin bir nefesler alın. Her nefes alış verişinizle enerjinin taç çakranızdan beyninize girdiğini, beyninizin uyuyan bölümlerini, özellikle beyninizin sağ lobunda bulunan bolluk anlayışınızı uyandırma işlemini başlatan elektriksel impusları tutuşturmaya başladığınızı hissedin. Bu sizin yıkmakta ve genişlemekte zorluk çektiğiniz sınırlarınızın, kalıplarınızın parçalanmasına ve bu sıkışık anlayışların bolluk ve berekete dönüşmesine yardımcı olacaktır. Nefes alın ve aldığınız enerjin alanınızı sarmasına, yerleşmesine ve alanınızın sınırlarını genişlediğinin farkına varın. Sevgiyle kalın İclal.

Erkeklerde cinsellik korkusu

Performans endişesi erkeklerde cinsellik korkusu oluşmasında ciddi bir rol oynar. Bir erkek cinsel ilişki anında mümkün olan en iyi performansını sergileyemeyeceğini düşünürse ya da karşı tarafın olumlu şekilde tepki göstermeyeceğini düşünürse, o zaman daha ilk başta cinsel ilişkiye girme korkusu oluşur. Bu tür durumlar için erkekler hipnoterapi, psikoterapi gibi danışmanlık hizmetlerinden faydalanabilirler. Performans kaygısı bazen özgüven sorunlarıyla birlikte seyreder. Ciddi bir rezil olma kaygısı taşırlar. Bazı erkekler direkt olarak aslında yatakta sergileyebilecekleri en iyi performansı sergileyemeyeceklerini düşünürler. Bu karşı cinsle alakalı bir şey de değildir. Daha çok kendilerinde mevcut kaygı ve şüpheden kaynaklı bir şeydir. Bu nedenle bazı erkekler cinsel olarak yakınlaşmaktan kaçınırlar. Bazı erkekler bu sorunu aşmak ve yatakta daha iyi bir performans sergilemek için uzmanlardan danışmanlık hizmeti almalı. Bir şeye karşı duyulan bağımlılık kişinin beynini hiç fark etmediği şekillerde etkiler. Kişi ne kadar çok uğraşsa da zihninde oluşan bu etkinin mantıklı bir açıklaması yoktur ve kişi ondan kolay kolay kurtulamaz. Bağımlılıklar, özellikle erkeklerin gizlemek için uğraştığı bağımlılıklar, yıkıcı etki yapar. Öylesine saplantılı bir bağımlılık haline gelir ki bazen gözü başka hiçbir şey görmez. Bu durum bütün bağımlılık türleri için geçerlidir. Bir türlü anlam veremediğiniz ciddi bir ilişkiden uzak durma tavrının altında erkeğin cinselliğe karşı deneyimsizliği, eğitimsizliği, korkuları bulunabilir. Sizi çok sevdiğinden emin olduğunuz bir adam size yaklaşmakta çekingen davranıyorsa altında böyle bir sorun yatabilir bunu araştırmak açığa çıkarmak gerekir. Mutlaka karşılaşmış olan travesti bireyler vardır aranızda onlar ne demek istediğimi sanırım daha iyi anladılar. Geçen yıl Ankara travestilerinden Bade’de böyle bir erkekle tanışmıştı uzun sürmedi tabi aralarında başlayan şey karşı taraf tedavi görmeyi ret etti ve bitti. Duygularını açığa çıkaramayan ya da onlara göre hareket edemeyen bir erkeğin kendisiyle birlikte beraber olduğu kişiye de duygusal olarak zarar verme riski taşır. Çocukken yaşanmış cinsel istismar vakaları nedeniyle gelişen cinsellik korkusuna erkeklerde sıkça rastlanır. Çocukken cinsel istismara maruz kalmış bir erkek için genel olarak diğer insanlara açılmak ve onlarla ilişki kurabilmek neredeyse imkansız hale gelmiş olabilir. Saygılar İclal.

Hayatı alt edin

 Eğer hayat size limon veriyorsa limonata yapın. Eğer limonlar çürükse, çekirdeklerini çıkarın ve yeni limonlar yetiştirmek üzere ekin ya da çürümüş limonlarla gübre yapın. Belki kendinizi saplanmış hissettiğiniz bir iştesiniz; belki de işinizden nefret ediyorsunuz ya da evinize para getirmek için yalnızca vakit geçirdiğinizin farkındasınız. Pekala olumlu değişiklikler yaratmak üzere yapabileceğiniz şeyler kesinlikle var. Bu fikirler, saçma ya da basit gelebilir, ancak işe yaradıklarını biliyorum. Çalışma koşullarını iyi yönde değiştiren sayısız insan gördüm. Bir durumu değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü araç, sevgi ile kutsamanın gücüdür. Nerede çalışırsanız çalışın ya da o yere ilişkin ne hissederseniz hissedin, orayı sevgi ile kutsayın! Demek istediğim, kelimenin tam anlamıyla bu. ‘işimi sevgi ile kutsuyorum’ deyin. Burada durmayın. Sevgi ile kutsayın: bina, binadaki donanım, masanız, kullandığınız makineler, ürünler, müşteriler, birlikte çalıştığınız insanlar, işverenler ve bu işle ilgili başka her şey. Bu, harikalar yaratacaktır. İşyerinde sorunlar yaşadığınız bir insan varsa, durumu değiştirmek için aklınızı kullanın. Şu olumlu ifadeyi kullanın: işyerindeki herkesle harika bir ilişkim var, buna beni sevmeyenler de dahil. O kişiyi her anımsadığınızda, bu olumlamayı tekrarlayın. Söz konusu durumun daha iyiye doğru nasıl değiştiğine şaşıracaksınız. Şu an hayal bile edemediğiniz bir çözüm gerçekleşebilir. Sözlerinizi sarf edin; ardından bırakın ki, evren işleri idare edeceğini kavrasın. Eğer yeni bir işe başlamak, terfi etmek istiyorsanız, şu an yaptığınız işi sevgi ile kutsamakla birlikte şu olumlu ifadeyi ekleyin: bu işi, burada olmaktan memnuniyet duyacak bir sonraki iş için sevgi ile serbest bırakıyorum. Eğer şu an yaptığınız işten nefret ediyorsanız, bu nefret duygusunu beraberinizde götüreceksiniz. Bunu sadece iş yerinde uygulamak gibi düşünmeyin atacağınız her adımda bulunacağınız her yerde tekrar edebilirsiniz yani kural tek hayatı alt etmek sizin elinizde onu iyi değerlendirin. Yeni tanıştığınız insanlarda da aynı şeyi deneyin sevgili travesti bireyler hayat size ne sunarsa sunsun onun yönünü siz belirleyin rüzgarı bile yönüne siz karar verin. İzmir travestilerinden Gizem rüzgara karşı yürümektense ters yürürüm ve aynı yere ulaşırım diyor bakın kendi yolunu çizmiş. Sizde yolunuzu kendiniz çizin kimsenin engel koymasına müsaade etmeyin sevgiyle kalın İclal.

Sevgi neden çok acı verir?

38df75c9b20d12c519bcbc6f5daee43f

Sevmek azizim ne güzel kelime ama içinde hep acılara yer verir sevdin mi büyük seveceksin demiş şair büyük sevdikçe kanayan yaralarına tuz basıp ilerleyeceksin. Sevmekten kim usanır ki usanmaz bir hayat sevmekten uslanır. Sevgi acı verir çünkü o saadet için yol açar. Sevgi acı verir çünkü o dönüştürür, sevgi mutasyondur. Her dönüşüm acı verici olacaktır çünkü eski yeni uğruna terk edilmek zorundadır. Eski tanıdıktır, güvenlidir, güvencelidir, yeni olan kesinlikle bilinmezdir. Hiç yelken açılmamış okyanuslara doğru hareket etmek durumundasın. Yeni olanla zihnini kullanamazsın; eski olanla zihin beceriklidir. Zihin sadece eski olanla işleyebilir; bütünüyle kullanışsızdır. Bu yüzden korku yükselir ve eskiyi, konforlu olanı, güvenli dünyayı, rahatlığın dünyasını terk ederken korku yükselir. Bu çocuğun annesinin rahminden çıkarken hissettiği acının aynısıdır. Bu kuşun yumurtadan çıkarkenki acının aynısıdır. Bu kuşun ilk kez kanatlanmaya çalıştığı zaman hissedeceği korkunun aynısıdır. Sevmekten korkmak aslında yaşamaktır. Yaşamaktan kaçınılmazsa sevmekten de kaçamazsın travesti bireyler hiç sevmekten usanıp artık sevmeyeceğim diyen birini duydunuz mu? Duyamazsanız çünkü sevmek bir ömür harcamaktır harcayacaksın seveceksin. Diyarbakır travestilerinden Azra yeni bir acının kucağından yeni çıkmış bir daha sevemem diye düşünürken çok daha güzel bir sevdanın içinde bulmuş kendini çünkü hayat devam ettiği sürece sevmek de devam edecek. Bilinmeyen korkusu ve bilinenin güvenlik duygusu, bilinmeyenin güvensizliği, bilinmeyenin tahmin edilemezliği kişiyi son derece korkutur. Ve dönüşüm bir kendin olmama haline olacağı için ıstırap çok derindir. Ancak sen ıstırabın içinden geçmeden mutluluktan kendini kaybedemezsin. Şayet altın saflaştırılacaksa ateşten geçmek zorundadır. Sevgi ateştir. Sevginin acısı yüzünden milyonlarca insan sevgisiz bir hayat yaşar. Onlar da acı çeker ve onların acısı boşunadır. Sevginin içinde acı çekmek boşuna acı çekmek değildir. Sevgide acı çekmek yaratıcıdır; o seni daha yüksek bilinç düzeylerine çıkarır. Sevgi olmadan acı çekmek bütünüyle bir kayıptır; o seni hiçbir yere götürmez. O seni aynı kısırdöngünün içinde tutar. Sevgisi olmayan bir insan narsistir, o kapalıdır. O sadece kendini bilir. Ve o diğerini tanımadan kendini ne kadar tanıyabilir? Çünkü diğeri bir ayna gibi iş görür. Diğerini tanımadan asla kendini tanıyamazsın. Sevgi kendini tanımak için de çok hayatidir. Diğerini derin bir sevgiyle, yoğun bir tutkuyla, sonsuz bir keyifle tanımayan kişi kim olduğunu bilemeyecektir çünkü o, kendi yansımasını göreceği aynaya sahip olamayacaktır. İlişki bir aynadır ve sevgi ne kadar safsa, sevgi ne kadar yüksekse ayna o kadar temiz olacaktır. Ancak daha yüksek sevgi senin açık olmanı gerektirir. Daha yüksek sevgi senin kırılgan olmanı gerektirir. Zırhını bırakmak zorundasın. Bu acı verir. Sürekli olarak savunmada olmamalısın. Savunmada kalın sevgiler İclal.

Mucize

       

Mucize gerçekleşmesi için bir ömür beklenen garipsi olay en azından benim için garip çünkü mucizeleri insanın kendisinin yarattığına inanırım. Bir mucize için bir ömür tüketen travesti bireyler varsa onlara da kolaylıklar diliyorum. İnanmak ya da inanmamak değil burada mesele olmasını sağlamaktır. Hayatta herkes bir şekilde mucize istiyor. Öyle bir şey olsun ki hayatım değişsin. Mucizeyi istiyorum ama olmuyor. Tam olacakken olmadı, çok şanssızım. Ve buna benzer yüzlercesi… İyi hoş mucizeyi istiyorsun da senin farkın ne? Yüzlerce, binlerce, milyonlarca isteyen insandan farkın ne? Ne kadar inanıyorsun? Ne denli istiyorsun? Bunun için ne yapıyorsun? Öyle bir hale gelmişiz ki, sihirli bir el bize dokunsun ve hayatımız değişsin istiyoruz. Tembelliği fazlasıyla içselleştirmişiz. Biz hiçbir şey yapmayalım istiyoruz. Gerekirse parasını verelim ama biz bir şey yapmayalım. Eminim ki ‘mucize’ hapı çıksa ve deseler ki bunu içen herkes mutlu olacak ve istediği her şey gerçekleşecek! ne olur sizce?  Evet, ilaç sektöründe büyük bir patlama olur:)Gerçi böyle bir hapın çıkmasına gerek yok. Onun yerine zaten meleklerden yardım istiyorsunuz, meditasyonlar yapıyorsunuz, kuantum muantum derken elinizde yine acı yaşanmışlıklar kalıyor değil mi? Acı yaşanmışlıklar deyince buradaki ayrımı en iyi acıyı bile İzmir travestileri anlayacaktır. Onların adına ben de bir derece anlıyorum acı sadece yaşayanın anlayabileceği diğerinin ise azıcık hissedebileceği bir duygudur. Sonra da dönüp, e ben meleklerden yardım istedim olmadı! Meditasyon yaptım olmadı, hissedemedim, yapamadım falan filan… Üzgünüm ama bir şeyi yaparken gerçekten ne için yaptığınızı bilmiyorsanız ve kendi duygularınızın, his durumlarınızın farkında değilseniz isterseniz 20 saat kesintisiz yardım isteyin meleklerden yine olmayacak yine olmayacak. Yanlış anlaşılmasın ben asla bu çalışmaları kötülemiyorum, aksine benimde severek inanarak yaptığım çalışmalar bunlar. Benim anlatmak istediğim sadece ‘istemek’ le olmuyor bu işler. Sonra suçu meleklere, meditasyona, kuantuma, evrene atmayın. Öncelikle yeni bir şeye niyet ederken ve bunun için bir adım atmaya hazırlanırken geride kalan adımlarımızın sağlam olması gerekiyor. Geride kalan adımlarımız derken? Geçmiş yaşanmışlıklarımız, geçmiş deneyimlerimiz. Her ne olduysa oldu. Artık bunların yükünden kurtulmamız gerekiyor. Sevgiyle kalın İclal.

 

Elma mucizesi

Elma taze iken yendiğinde de sirke olduğunda sayısız derde ilaçtır. Ben özellikle Amasya ve civarından getirttiğim elmaları tercih ederim. Aslında elmanın memleketi Bursaymış, Bursa travestilerinden bir arkadaşım geçen yıl elma bahçesi satın almış bu sene de sirke işine girmiş. Elma sirkesinin faydaları saymakla bitmez ama doğal olmasına dikkat etmek lazım öyle her yerden almayın travesti bireyler dikkat edin.Elma sirkesi kilo vermeye yardımcı olabilir. Günlük kilo kontrolü için iki çay kaşığı elma sirkesini yarım litre suya katın ve bu suyu gün boyunca yudumlayın.2009’da yayınlanan bir çalışmada, 12 hafta düzenli kullanılan elma sirkesinin, karın yağlarını yakarak bel çevresini daralttığı belirtilmektedir. Elma sirkesi, tüm iç beden sisteminizi dengeler. Beden, sürekli bir denge durumuna ulaşmak için çabalamaktadır. Elma sirkesi bedenin sağlıklı alkali pH düzeyine erişmesi için yardımcı olur. Bedenin pH dengesine yardımcı olmasının bir sonucu olarak, elma sirkesi toksin atıcı etki yapmaktadır. Araştırmalar kardiyovasküler dolaşımı geliştirdiğini ve karaciğeri temizlediğini göstermektedir. Elma sirkesi; yorgunluk, unutkanlık, şeker yeme isteği gibi semptomlara yol açabilen mantar hastalıklarının tedavisinde de yardımcı olabilir. Asit içerikli elma sirkesi ile mide asidinin tedavisi çok tuhaf gelebilir, ancak araştırmalar mide yanmasına elma sirkesinin iyi geldiğini göstermektedir. Bir çay kaşığı elma sirkesini yutup üzerine bir bardak su için. Ancak ülseriniz varsa elma sirkesini tek başına içmeyin. Elma sirkesi evcil hayvanlarda pire kovucu olarak kullanılabilir. 1 ölçü elma sirkesi ile bir ölçü suyu karıştırıp evcil hayvanınızın tüm kürküne spreyle püskürtün ve birkaç gün tekrarlayın. Pire varsa yok olacaktır. Elma sirkesi tuvaletlerin temizlenmesinde kullanılabilir. Klozetin içerisine biraz elma sirkesi dökün ve suyunu çekmeden bir gece bekletin. Bulaşık makinelerinde de deterjan yerine elma sirkesi kullanabilirsiniz. Ayrıca bir ölçü elma sirkesi-bir ölçü su karışımı ile fırın içi, mutfak tezgahı, cam ve ayna temizliği yapılabilir. Gördüğünüz gibi Elma sirkesi birçok alanda kullanılabilen mucize bir üründür. Elma sirkesini günlük hayatınızdan eksik etmeyin, evinizde her daim bulunsun, sağlıklı kalın İclal.

Söz sanatı

 Üniversite bitirmiş bile olsa, gazete takip etmeyen, kitap hiç okumayan o kadar çok insanımız var ki. Günlük görüşmelerim içerisinde, karşımdakine hissettirmeden sorar gibi, “Bana sevdiğin bir kitap ya da son okuyup beğendiğin bir kitap önerir misin,” derim. Cevaplar hep kaçamaktır. Her fırsatta çevremdekilere kitap hediye ediyorum. En son Diyarbakır travestilerinden bir dostuma okuyup çok beğendiğim bir kitabı kargo ile gönderdim. Ben kitapları yaşamayı severim okumak zenginliktir. Lütfen sizler de, doğum günleri ve diğer özel günlerinde sevdiklerinize kitap hediye ediniz. İnsanlara okumayı benimsetmeye çaba gösteriniz. Bir diğer dileğim ise, batıda örneklerine çok rastladığımız sanatçıların, kültür ve bilim adamlarının, sporcuların, iş adamlarının, devlet yönetiminde bulmuş ya da politika dünyasında yaşayanların yaşadıklarını, anılarını, tecrübelerini yazıya dökerek kitap yapmalarıdır. Hiç olmaz ise bundan sonrası için çocuklarımıza gelecek kuşaklarımıza mutlak ve gerçek bir tarihimizi bırakabiliriz. Bu görev hepimize düşüyor. İnsanlık tarihini en doğru anlatan bilgi yazılı olanıdır. Kültür, sanat, devlet yönetimleri, ticari ve siyasi anlaşmalar, ekonomik ve politik kararlar hatta hukuk yazıda son noktaya ulaşır. Kayıtlıdır, akılda kaldığı kadar değil, kayda geçtiğince geçerli ve kesindir. Yine gerçektir ki, insanlık tarihi yazıya döküldükten sonra çok daha kalıcı ve etkin bir yaşama kültürünün oluşması somutlaşmıştır. Oysa söz ya tamamen unutulur ya da eksik hatırlanır. Kendimizi konuşarak, sesli kültür ile tanıtmayı, ifade etmeyi seçmişizdir. Bu kültürde bilgi yalnızca hafızada tutulur ve hatırlanma yöntemiyle geçerliliğini korur. Atasözlerinin, önemli deyişlerin sürekli tekrarlana tekrarlana hafızalara yerleşmesi, sesli kültürün düşünme eylemidir. Dinleneni tekrarlama, ezberleme ve akılda kalanları aktarma ile insan belli bir birikime sahip olabilir. Fakat en önemli olanı bilim, felsefe, tarih, hukuk geliştirilemez. Toplumların tarihleri bir yerde geleceklerinin de sinyallerini taşır. O nedenle de insanlığın evriminde “Tarih”in tartışılmaz ve önemli bir yeri vardır. Bize gelince, yazıyı pek sevmediğimizden, kitap sevgimiz de az gelişmiş olduğundan, ne yazıktır ki Türk tarihi hakkında yabancı yazarların kitapları telif eserlerden çok daha fazladır. Keşke kendi tarihimizi yabancı yazarlardan okumak zorunda kalmasaydık çünkü ben yanlı olduklarını düşünmekten kendimi alamıyorum. Sevgiyle kalın İclal.

Sevgi nedir?

Bu tanımı kimler yapamadı ki şimdi bir çırpıda sizlere ben yapayım sevgi nedir sorusu herkese göre değişiklik gösterecektir. Kiminiz aşkını kiminiz evladını kiminiz ise ailesini gösterecektir. Marjinal olan travesti bireylerden bazısı yaşamak bazısı doğa bazısı dünya da diyebilir. Ama bilin ki aslında tam olarak hiçbir değildir sevgi. Masallarda dinlediğin ya da sinemalarda seyrettiğin aşk değildir. Seni birisi memnun ettiği için ona verdiğin karşılık değildir. Hormonlarının harekete geçirdiği arzu ise hiç değildir. Şimdiki zamanda yaşanan” üç türlü sevgi ” vardır‘Birincinin adı“Eğer” türü sevgi! Belli beklentileri karşılarsan sana verilecek sevgidir. Hiçbir travesti bireye böyle bir sevgi dilemem. Eğer ile başlayan sevgilerin sonucunu en iyi bilenlerden Ankara travestilerinden Bade olsa gerek. Bu kelime her zaman sonunda beklentileri olan bir çıkar ilişkisine dönüşür. Eğer iyi olursan baban, annen seni sever.Eğer başarılı ve önemli kişi olursan,seni severim.Eğer benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.Karşılık bekleyen sevgi. Eğer türü sevgi, bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelir. İkinci tür:“Çünkü” türü sevgi…“Bu tür sevgide kişi, bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır”.“Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin. (Yakışıklısın!)”“Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zenginsin ki.”“Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun ki.”Peki, o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? Ve işte sevgilerin en gerçeği!“Üçüncü tür sevgi‘Rağmen’ diye adlandırılan türdür.”Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için“Eğer” türü sevgiden farklıdır.Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp,böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için“Çünkü” türü sevgide değildir.Bu üçüncü tür sevgide,sen“Bir şey olduğun için” değil,“Bir şey olmana rağmen” sevilirsin.Rağmen (Koşulsuz) sevgi…Sevgi, başkalarının kendi gerçeklerini,ne olursa olsun,Yaşamalarına müsaade etmektir.Bu müsaade kendin için de gereklidir..Doğru bir ilişki, seni geçmişindeki acılardan olumsuzluklardan özgürleştiren şimdi olduğundan daha harika bir varlığa dönüştüren ve geleceğin güzelliklerine yönlendiren ilişkidir. Ragmenli sevgiler dilerim İclal.

Kendini iyi hisset

İş hayatında yaşanan sorunlar, aile içerisindeki gerginlikler, maddi konulardaki sıkıntılar, ilişkilerdeki problemler ve daha başka bilimum olumsuzluk! Hepimiz zaman zaman benzer sorunlarla karşılaşıyor, yüzleştiğimiz durumlar neticesinde ister istemez gardımızı düşürüyoruz. Problemlerin birini başımızdan def etsek, diğeriyle uğraşmakta zorlanıyor, üst üste gelen dertler karşısında “abartısız” çıldırma raddesine gelebiliyoruz. Evet, tüm bu söylediklerimi hepimiz görüyor, duyuyor, öğreniyor ve en önemlisini de yaşayarak tecrübe ediyoruz. Daha doğrusu, şöyle söylemeliyim. Kötü durumlar içerisine düştüğümüzde, elbette yapılacak şeyler var; ama ne yazık ki bu durumları tamamen ortadan kaldırmak gibi bir şansımız yok. Neticede; hayat her zaman güllük gülistanlık olmuyor! Zaten önemli olan da bu değil mi? Önümüze yalnızca çiçekli bahçeler serildiğinde değil, dikenler sunulduğunda da hayatı kucaklayabilmek değil mi, tam anlamıyla yaşamak! Peki, bu kaideye uymak için ne yapmalıyız? Gardımız düştüğünde kendimizi daha iyi hissetmenin yollarını aramalıyız. Zira kendimizi nasıl daha iyi hissedeceğimizi bilmemize rağmen, bunun yolunu çoğu zaman unutuyoruz. Ya da ne yapmamız gerektiğini birilerinden duymak, bir yerlerden görmek istiyoruz. Yapmamız gerekenler ile  ilgili basit bir yazı hazırladım eksiği var fazlası yok umarım okuyan travesti bireylere bir hatırlatma olur zira hepiniz aslında ne yapmanız gerektiğini benden iyi biliyorsunuz. İster sevdiklerinizle isterseniz de tek başınıza! Bu tamamen sizin tercihinize bağlı! Sabah uyanın ve fondaki eğlenceli müziğinizle birlikte şöyle güzel bir kahvaltı masası hazırlayın. Ya da sevdiğiniz insanları da yanınıza alarak, güzel bir mekana kahvaltıya gidin! Hoş sohbet eşliğinde yapılan lezzetli bir kahvaltı, emin olun size kendinizi daha iyi hissettirecektir. Saçlarınızı boyatın, kestirin, tıraş olun, sakal bırakın, her zamanki tarzınızdan daha farklı bir tarzda giyinin ya da daha farklı değişiklikler yapın! Yazmayı sever misiniz bilemem; ama kendinizi daha iyi hissetmek için düşüncelerinizi kağıda dökmenin işe yarayacağını adım kadar iyi biliyorum. Yani, lütfen bu öneriyi ciddiye alın. Son madde Ankara travestilerinden bir dostumun önerisi ve bence en gereklisi Belki de birine kızdığınız için kendinizi daha iyi hissetmeye ihtiyacınız vardır. Veya içinizdeki kırık döküklüğün sebebi belki de sadece sizsinizdir. Sırf kendinize öfkeli olduğunuz için kötü hissediyor, içten içe bir şeylerin düzelmesi için affetmenin gücüne ihtiyaç duyuyorsunuzdur. Evet, size iyi hissetmek için affetmeyi öğrenmenizi öneriyorum. Hem kendinizi hem de başkalarını! Şimdiye kadar size yapılanları! Ve şimdiye kadar kendinize yaptıklarınızı! Hepsini affedin! Affetmek büyüklüktür unutmayın saygılar İclal

Kazanmak ya da kaybetmek

Kazanmak ya da kaybetmek neyi sorusunu da beraberinde getirir. Her zaman kazanılacak savaşlarımız ve her zaman kaybedilecek kötü yanlarımız olacaktır. Kaybetmek kazanmak kadar doğaldır. Kaybetmeyi bilmek kazanmayı bilmek kadar önemlidir. Çoğu iş kitapları nasıl kazanacağımızı yazar. Hep kazanmak öğretilir. Doğrudur da. Kazanmak üzerine oynarız hep. Kimse kaybetmek için öğrenmez, çalışmaz, yaşamaz. Oysa kaybetmek yaşamın akışı içinde var olan ve var olacak bir durumdur. Her zaman kazanamayız. Kazanmak için yola çıkan travesti bireyler kaybettiklerinde lütfen üzülmesinler başka bir kapının varlığı size rahatlık verir. Kazanacak aşacak daha çok engelimiz var. Başarının değerini kaybetmeyi bilen çok daha iyi anlayacaktır. Başarıdan öğrendiğimizden daha fazlasını öğreniriz başarısızlıktan. Kaybetmekten korkmamaktan geçer kazanmanın yolu. Zor bir yoldur bu ve ancak kaybetmeyi bilen, kaybetmekle başa çıkabilen kişiler yürüyebilir bu yolda.“Neden kaybettim?” sorusunu kendisine soran ve yanıtlayabilecek düşünce yapısına sahip olanlar hatalarından öğrenirler. Herkes hata yapabilir ama aptal olan aynı hatayı ikinci kez yapar. İşte kaybetmeyi bilmek bu yüzden başarıyı getirir. Kaybetmeyi sorgulamak gereklidir. “Nerede hata yaptım, bu hataları ne yaparsam bir daha tekrarlamam, aslında ne yapmalıydım, bir sonraki seferde nasıl başarabilirim?” sorularını sadece kaybetmeyi bilen insanlar kendilerine sorabilirler. Kaybetmek işte bu açıdan bir anlamda kazançtır. Kazanmak için yapılan bir yatırımdır. Kazanan her zaman çözümün bir parçasıdır, kaybeden her zaman problemin bir parçasıdır. Kazananın her zaman bir programı vardır, kaybedenin her zaman bir özrü vardır. Kazanan “Bu işi senin için yaparım” der, Kaybeden “Benim işim değil ki” der. Kazanan her sorunda bir çözüm görür, kaybeden her çözümde bir sorun görür. Kazanan “Uzak ama yolu biliyorum” der, kaybeden “Yakın ama yolu bilmiyorum” der. Uzağı yakın eden sadece kazanmak değildir bazen inanmak ile de kazanılır tıpkı İzmir travestilerinden Alev gibi kazanmaya duyulan inanç seni doğru yolda tutacağından kaybetsen dahi kendinden bir şey kaybetmezsin. Kazanan çakılların yanındaki çimeni görür, kaybeden çimenin yanındaki çakılları görür. Kazanan “Zor olabilir ama mümkün” der, kaybeden “Mümkün ama çok zor” der. Kazanan konuşmak yerine yapar, kaybeden yapmak yerine konuşur. Kazanan ağlamak yerine çalışır, kaybeden çalışmak yerine ağlar. Kazanan beynini çalıştırır, kaybeden çenesini. Kazanan ya da kaybeden olmanız önemli değil sevilen olun sevgiler iclal.